Zeytinburnu Escort
PLATİN ÜYELER
VIP ÜYELER
GOLD ÜYELER
Zeytinburnu Escort
Zeytinburnu Escort diye aradığım o gece tamamen rastgele bir kararla başladı, iş çıkışı otobüste telefonumda gördüğüm ilanda
Escort Zeytinburnu yazısı gözüme çarpmıştı ve numarayı çevirip hemen randevu almıştım. Kadın sesi karşıda kısık ve davetkârdı, adını Selin koyduğunu söyledi,
Zeytinburnu’nda eski bir binanın üçüncü katında buluşacağımızı netleştirdik, kalbimin göğüs kafesime vurduğunu hissederek otobüsten indim ve yürümeye başladım.
Escort Zeytinburnu olarak tanıttığı kendisini kapıda karşıladığında loş koridorun ışığında vücudunun hatları daha da netleşmişti,
Zeytinburnu Escort arayışımın sonunda karşımda duran kadın kısa saçlı, dolgun kalçalı ve göğüsleri tişörtünün altında belirgin şekilde sallanan biriydi, içeri buyur ettiğinde kapıyı arkamdan kilitledi ve odanın ortasındaki yatağa doğru işaret etti.
Kapı kapanır kapanmaz Selin bana döndü, tişörtünü yavaşça başından çıkardı, siyah dantelli sütyeni ortaya çıktı, göğüsleri dolgun ve ağırdı, uçları kumaşın içinde sertleşmişti. Pantolonunu indirdiğinde aynı dantelli külot görünür oldu, kasıkları tıraşlıydı, ince kumaş amcığının şeklini belli ediyordu. Ben de hızla soyundum, pantolonum ve boxerım yere düştüğünde sikim zaten dimdik ayaktaydı, damarları şişmiş, başı parlaktı. Selin yaklaştı, elini sikime koydu, sıcak avucu gövdesini sımsıkı sardı, parmakları yavaşça aşağı yukarı kaydırırken “Ne kadar sert olmuş,” diye fısıldadı. Dudaklarımız birleşti, dilini ağzıma soktu, ıslak ve baskın bir öpüşmeyle başladı her şey. Dili benimkini emdi, dişleri dudağımı ısırdı, ben de elimi sütyeninin içine soktum, çıplak göğsünü avuçladım, ucunu parmaklarımın arasında ezdım.
Yatağa doğru yürüdük, o önde gidiyordu, kalçaları her adımda salınıyordu. Sütyenini ve külotunu çıkardı, tamamen çıplak kaldı. Göğüsleri iri ve dikti, uçları koyu pembeydi. Amcığının dudakları hafifçe şişmiş, ortası nemli görünüyordu. Ben de üzerine eğildim, dilimi göğüslerine götürdüm, bir ucunu ağzıma alıp emdim, dilimle çevirdim, diğer elımle diğer göğsü sıktım. Selin başını geriye attı, inledi, elleriyle saçımı tuttu. Sonra yatağa sırtüstü uzandı, bacaklarını açtı, parmağıyla amcığının üzerine koyup hafifçe ovaladı. “Önce tadına bak,” dedi. Ben dizlerimin üzerine çöktüm, amcığının kokusu burnuma doldu, tatlı ve keskin. Dilimi yavaşça dış dudaklara değdirdim, yukarı aşağı kaydırdım, sonra klitorisine odaklandım. Küçük ve sertleşmiş o noktayı dilimin ucuyla emdim, hafifçe emip bıraktım, sonra iki parmağımı amcığının içine soktum. Sıcaktı, ıslaktı, duvarları hemen sıktı. Parmaklarımı içeri dışarı hareket ettirirken dilim klitoriste dolaşıyordu. Selin inlemeye başladı, kalçalarını kaldırıyor, elleriyle yatağı sıkıyordu. “Daha sert, daha derine,” diye mırıldandı, ben de parmaklarımı hızlandırdım, üçüncü parmağı da ekledim, amcığı gerildi, sular aktı. Dilimi daha da bastırdım, emme sesleri yükseldi, o da bacaklarını omuzlarıma doladı, beni daha yakına çekti. Bir süre böyle devam ettik, amcığı iyice ıslandı, parmaklarım her çıkışta yapışkan bir sıvıyla kaplanıyordu.
Sonra doğruldum, sikimi elime aldım, başını amcığının girişine dayadım. Yavaşça içeri ittim, sıcak ve dar duvarlar etrafımı sardığında ikimiz de derin bir nefes aldık. Tamamen gömülene kadar ilerledim, taşaklarım kalçalarına değdi. Bir an hareketsiz kaldık, sonra yavaşça geri çekilip tekrar vurdum. Her girişte daha derine iniyordum, kalçalarım onun kalçalarına çarpıyordu. Selin elleriyle göğüslerini tutuyor, parmaklarıyla uçlarını sıkıyordu. “Daha hızlı,” dedi, sesi titriyordu. Ben de tempo artırdım, yatağın gıcırtısı ve tenimizin çarpma sesi odada yankılanıyordu. Amcığı her seferinde sımsıkı kavrıyordu, ıslak sesler daha da netleşmişti. Bir ara pozisyon değiştirdik, onu ters çevirdim, dizleri ve dirsekleri üzerinde dururken arkadan girdim. Kalçalarını tuttum, parmak izleri bıraktım, her vuruşta kalçaları titreşti. Bu açıda daha derine inebiliyordum, sikimin tamamı kayboluyordu. Selin başını yastığa gömmüş, inliyordu, “Daha sert vur, kırma beni,” diye bağırdı. Ben de tüm gücümle vurmaya başladım, tenimiz birbirine çarpıyordu, terlemeye başlamıştık.
Bir süre böyle devam ettikten sonra onu yan yatırdım, bacağını kaldırıp omzuma koydum, yan yatarak soktum. Bu pozisyonda göz göze bakabiliyorduk, yüzümde ter damlaları vardı, onun da dudakları aralanmış, nefes nefese kalmıştı. Elimle göğsünü avuçladım, ucunu parmaklarımın arasında ezdım, diğer elimle klitorisini ovaladım. Her vuruşta o da kalçalarını geriye itiyordu, amcığı daha da ıslanmıştı, sular bacağıma akıyordu. Tempo hiç düşmeden sürdü, odanın havası ağırlaşmış, ter ve seks kokusu her yeri kaplamıştı. Bir ara onu üstüme bindirdim, sırtüstü yattım, o dizlerinin üzerine çöküp sikimi yavaşça içine aldı. Kalçalarını kaldırıp indirmeye başladı, göğüsleri her harekette sallanıyordu. Ellerimi beline koydum, onu yönlendirdim, bazen hızlandırdım bazen yavaşlattım. O da ellerini göğsüme dayamış, inleyerek zıplıyordu. Amcığı her inişte sikimi yutuyor, çıkışta dudakları geriliyordu.
Bu şekilde uzun süre kaldık, sonra tekrar arkadan aldım. Bu sefer ayakta, onu duvara dayadım. Bacaklarından birini kaldırdım, diğer ayağı yerdeyken arkadan soktum. Duvara yaslanmıştı, elleriyle duvarı tutuyordu, her vuruşta göğüsleri duvara çarpıyordu. Bu pozisyon daha da derindi, sikim tamamen kayboluyordu. Ter damlaları sırtından akıyordu, ben de omzundan öpüp ısırıyordum. “Boşalma bana,” diye fısıldadı, sesi boğuk çıkıyordu. Ben de hızımı artırdım, kalçalarım hızla çarpıyordu. Bir süre sonra onu tekrar yatağa yatırdım, bacaklarını omuzlarıma aldım, misyoner pozisyonunda sert sert vurdum. Yüzü kıpkırmızıydı, gözleri yarı kapalı, ağzı açık inliyordu. Her vuruşta amcığı kasılıyor, beni daha sıkı kavrıyordu.
Sonra onu ters çevirdim, yüzüstü yatırdım, kalçalarını kaldırdım ve tekrar girdim. Bu sefer daha yavaş ama daha derin vuruyordum, her girişte biraz daha bekliyor, sonra çekip tekrar batırıyordum. Selin yastığı ısırıyordu, inlemeleri boğuk çıkıyordu. Ellerimle kalçalarını iki yana açtım, amcığının içini daha net görüyordum, pembe ve ıslak duvarlar sikimi sarıyordu. Bir ara parmağımı göt deliğine yaklaştırdım, hafifçe bastırdım, o da “Evet, sok,” diye mırıldandı. Parmak ucumu yavaşça içeri soktum, amcığına vururken götünü de parmaklıyordum. İki deliği birden doldurulmuş hissediyordu, inlemeleri daha da yükseldi.
Uzun süre bu tempoda devam ettik. Ter içinde kalmıştık, saçlarımız yapışmış, tenimiz kaygandı. Bir ara tekrar oral’a döndük, o dizlerinin üzerine çöktü, sikimi ağzına aldı, tükürükler akarak emdi, boğazına kadar indirdi. Gözleri sulanmıştı ama bırakmıyordu, elleriyle taşaklarımı okşuyordu. Ben de başını tutup yavaşça ileri geri hareket ettirdim. Sonra o sırtüstü yattı, ben de amcığına dilimi soktum, parmaklarımla klitorisini ovaladım, onu boğazda tutar gibi emdim. Selin bacaklarını titreterek inledi, “Geliyorum,” diye bağırdı, amcığı kasıldı, sular fışkırdı, dilime aktı. Ben de yutmadan tadına baktım, sonra tekrar sikimi soktum.
Bu sefer daha da sertleştim. Onu yan yatırıp bacağını yukarı kaldırdım, yan yatarak hızlı hızlı vurdum. Her vuruşta taşaklarım kalçasına çarpıyordu. Selin bir eliyle göğsünü sıkıyor, diğer eliyle yatağı tutuyordu. “Daha sert, daha hızlı,” diye bağırdı, ben de tüm gücümle vurmaya başladım. Yatak gıcırdıyor, başucu duvara vuruyordu. Amcığı o kadar ıslaktı ki her çıkışta şapırdama sesleri geliyordu. Bir süre sonra onu üstüme aldım, o zıplarken ben de alttan vuruyordum. Göğüsleri yüzüme çarpıyordu, ben de birini ağzıma alıp emdim, ucunu dişlerimin arasında hafifçe ezdım. O da başını geriye atmış, saçları omuzlarına dökülmüş, inleyerek zıplıyordu.
Zaman geçtikçe tempomuz hiç düşmedi. Bir ara ayakta, onu kucağıma aldım, bacaklarını belime doladı, ayakta siktim. Ellerimle kalçalarını tutup kaldırıp indiriyordum, o da boynuma sarılmış, ısırıyordu. Bu pozisyonda daha da derindi, sikim tamamen içine gömülüyordu. Sonra tekrar yatağa düştük, o üstte kaldı, bu sefer ters oturdu, yüzü bana dönük değil, sırtı bana dönüktü. Kalçalarını sallayarak sikimi yutuyordu, ben de ellerimle kalçalarını tutup ritmi ayarlıyordum. Amcığının her iniş çıkışını net görüyordum, ıslak ve gerilmiş dudaklar sikimi sarıyordu.
Sonra onu dizlerinin üzerine çökerttim, köpek gibi, arkadan girdim ve bir elimle saçlarını tuttum. Saçlarını hafifçe çekerek başını geriye doğru eydim, diğer elimle kalçasına vuruyordum. Her tokatta kalçası titreşiyor, kırmızı izler beliriyordu. “Daha sert vur,” diye bağırıyordu, ben de hem saçını çekiyor hem de sert sert sokuyordum. Ter damlaları sırtından beline doğru akıyordu, ben de dilimle yalayarak tuzlu tadını alıyordum. Bu şekilde uzun süre kaldık, nefeslerimiz kesilmiş, kaslarımız gerilmişti.
Bir ara yavaşladık, sikimi çıkarıp amcığının üzerine koydum, başıyla klitorisini ovaladım. Selin kalçalarını kıvırarak sürtünüyordu, “Sok yine,” diye yalvardı. Ben de yavaşça girdim, bu sefer çok yavaş, her santimini hissederek. İçerideyken durdum, amcığının kasılmalarını hissettim, sonra yavaşça çıkarıp tekrar soktum. Bu yavaş tempo onu daha da çıldırttı, tırnaklarını sırtıma geçirdi, çizikler bıraktı. “Hızlan artık,” diye inledi, ben de birden hızlandım, sert ve hızlı vuruşlara geçtim.
Son aşamaya yaklaşırken onu sırtüstü yatırdım, bacaklarını iyice açtım, dizlerini göğsüne doğru bastırdım. Bu açıda amcığı tamamen açıktı, sikim rahatça girip çıkıyordu. Ellerimle bacaklarını tuttum, tüm gücümle vurdum. Her vuruşta göğüsleri sallanıyor, yüzü geriliyordu. “Boşal içime,” diye fısıldadı, sesi titrek çıkıyordu. Ben de tempo hiç düşmeden devam ettim, taşaklarım kasılmış, boşalmaya yakındım. Birkaç sert vuruştan sonra derin bir inlemeyle boşaldım, sıcak dölüm amcığının içine fışkırdı. O da aynı anda kasıldı, amcığı sikimi sıkarak kendi orgazmını yaşadı, sularım karıştı, dışarı taştı.
Bir süre hareketsiz kaldık, sikim hâlâ içindeyken nefeslerimizi toplamaya çalıştık. Sonra yavaşça çıktım, dölüm amcığından aktı, beyaz ve koyu bir şekilde bacaklarının arasından süzüldü. Selin parmağıyla o dölü alıp diline sürdü, tadına baktı, sonra bana gülümseyerek “Bir tur daha,” dedi. Sikim henüz tamamen inmemişti, o da hemen ağzına aldı, kalan dölleri yalayarak temizledi, sonra tekrar sertleştirmeye başladı. Dilini alt taraftan yukarı doğru kaydırıyor, başını emiyor, tükürükle ıslatıyordu. Birkaç dakika içinde tekrar dimdik oldum.
Bu sefer o üstte başladı. Sikimi tutup yavaşça içine oturdu, kalçalarını dairesel hareketlerle salladı. Göğüslerini tuttum, uçlarını sıktım, o da başını geriye atarak zıplamaya devam etti. Amcığı her inişte şapırdıyordu, ıslak sesler tekrar yükselmişti. Bir ara öne eğildi, göğüslerini yüzüme sürttü, ben de birini ağzıma alıp emdim. O zıplarken ben de alttan vuruyordum, iki tempoyu birleştirdik. Ter içinde kalmıştık, saçlarımız yapışmış, tenimiz kaygandı.
Sonra pozisyon değiştirdik, onu yan yatırdım, kaşık pozisyonunda arkadan girdim. Bir elimle göğsünü kavradım, diğer elimle klitorisini ovaladım. Yavaş ama derin vuruşlarla devam ettim, boynunu öptüm, ısırdım. Selin geriye doğru kalçalarını itiyor, her vuruşu karşılıyordu. Bu pozisyonda uzun süre kaldık, sonra tekrar köpek gibi aldım. Bu sefer göt deliğine de parmak soktum, iki parmakla genişletirken amcığına vuruyordum. O inleyerek “Göte de sok,” dedi, ben de yavaşça sikimi amcığından çıkarıp göt deliğine dayadım. Başını yavaşça içeri ittim, dar ve sıcak duvarlar etrafımı sardığında ikimiz de nefesimizi tuttuk. Yavaşça ilerledim, tamamen girene kadar. Sonra yavaş hareketlerle başladım, her girişte biraz daha hızlandım. Selin yastığı sıkıyor, “Daha derine,” diye mırıldanıyordu. Bir elimle amcığını parmaklıyor, diğer elimle kalçasını tutuyordum. Götü çok dardı, her vuruşta daha da sıkıyordu.
Bu şekilde devam ederken o da orgazma yaklaştı, amcığı parmaklarımın etrafında kasıldı, sular aktı. Ben de götünü sikmeye devam ettim, tempo artırdım. Ter damlaları her yerimize akıyordu, odanın kokusu ağırlaşmıştı. Bir süre sonra tekrar amcığına döndüm, bu sefer daha da sert. Onu sırtüstü yatırıp bacaklarını omuzlarıma aldım, misyoner pozisyonunda son hızla vurdum. Her vuruşta yatak sarsılıyor, başucu duvara çarpıyordu. Selin tırnaklarını sırtıma geçirdi, çizikler kanattı, ben de aldırış etmeden devam ettim.
Boşalmaya yaklaşırken hızımı daha da artırdım. “İçine boşalacağım,” dedim, o da “Evet, doldur beni,” diye bağırdı. Birkaç sert vuruştan sonra tekrar boşaldım, sıcak döl ikinci kez amcığının içine aktı. O da aynı anda orgazm oldu, bacakları titredi, amcığı sikimi sıkarak sağdı. Bir süre öyle kaldık, nefeslerimiz yavaş yavaş düzeldi. Sikim yumuşayarak çıktı, döl ve am suları karışmış şekilde bacaklarının arasından aktı.
Selin yatağın kenarına oturdu, bacaklarını açtı, parmağıyla o karışımı alıp diline sürdü, sonra bana uzattı. Ben de yaladım, tuzlu ve tatlı bir tat. Sonra o tekrar sikimi eline aldı, yumuşakken bile emmeye başladı, diliyle her yerini temizledi. Bir süre sonra tekrar sertleşmeye başladı. “Üçüncü tur,” dedi gülümseyerek. Ben de yorulmuş olmama rağmen kabul ettim. Bu sefer daha yavaş ve uzun sürdük. Önce uzun uzun öpüştük, dillerimiz birbirine dolandı, ellerimiz her yeri gezindi. Sonra o sırtüstü yattı, ben de amcığına dilimi soktum, uzun uzun yaladım, emdim, parmakladım. Selin inleyerek kalçalarını kaldırıyor, saçlarını yastığa gömüyordu.
Sikim tekrar dimdik olduğunda yavaşça girdim. Bu sefer tempo çok yavaştı, her santimi hissederek, her çıkışta biraz bekleyerek. Selin gözlerini açmış bana bakıyordu, elleriyle sırtımı okşuyordu. Yavaş yavaş hızlandık, ama hiç acele etmedik. Bir ara onu üstüme bindirdim, o da yavaş yavaş zıpladı, göğüslerini tuttum, uçlarını emdim. Sonra arkadan aldım, ama bu sefer çok nazik, kalçalarını okşayarak, öperek. Göt deliğine de yavaşça girdim, bu sefer daha rahat kabul etti, yavaş hareketlerle uzun süre kaldık.
Son boşalmamızda onu kucağıma aldım, ayakta siktim, bacakları belime dolanmışken. Ter içinde, nefes nefese, son hızla vururken ikimiz de aynı anda boşaldık. Dölüm üçüncü kez içine aktı, o da amcığını sıkarak orgazm oldu. Sonra yatağa düştük, birbirimize sarılmış, terli tenlerimiz yapışmış halde uzandık.
Sabaha kadar ara ara devam ettik. Bazen sadece öpüşerek, bazen tekrar sokarak, bazen sadece ellerimizle birbirimizi okşayarak. Her seferinde Zeytinburnu’nun o loş odasında, perdeleri kapalı, dışarıdaki şehir sesleri uzak bir uğultu gibi kaldı. Selin’in vücudu her dokunuşumda titriyor, amcığı her seferinde beni kabul ediyor, ıslak ve sıcak kalıyordu. Ben de her boşalışımda biraz daha boşalıyor, ama bir türlü doymuyordum. Sabah ışıkları sızmaya başladığında hâlâ birbirimize sarılıydık, sikim yumuşak halde amcığının girişinde duruyor, döllerimiz kurumuş şekilde tenimize yapışmıştı.
O sabah ayrılırken kapıda tekrar öpüştük, eli sikime gitti, son bir kez sıvazladı. “Yine gel,” dedi, sesi hâlâ o kışkırtıcı tondaydı. Ben de gülümseyerek başımı salladım, kapıyı arkamdan kapattım ve Zeytinburnu’nun sokaklarına çıktım. Bacaklarım hâlâ titriyordu, içinde kalan döl hissi her adımda kendini hatırlatıyordu. O gece yaşadıklarım aklımdan çıkmıyordu, her detayı, her iniltisi, her ıslak sesi hâlâ kulaklarımda çınlıyordu.
Eve dönerken yolda aklımdan geçenler hep aynıydı: Selin’in amcığının sıcaklığı, dilinin ıslaklığı, kalçalarının her vuruşta titreşmesi, boşaldığım anlardaki kasılmalar. Tekrar arayacağımı biliyordum. Çünkü o gece Zeytinburnu’da yaşadığım şey, sadece bir randevu değil, tamamen teslim olduğum, her şeyimi verdiğim bir geceydi. Vücudum hâlâ onun kokusunu taşıyordu, parmaklarımda hâlâ onun ıslaklığı vardı. Evde duşa girdiğimde sular vücudumdan akarken bile o anları tekrar yaşadım, sikim tekrar sertleşti, kendi kendime boşaldım, ama o hissin yanından bile geçmedi.
Ertesi gün işteyken bile aklım onda kaldı. Telefonu elime alıp numarayı çevirmek istedim birkaç kez, ama kendimi tuttum. Akşam olduğunda dayanamadım, aradım. Selin yine aynı sesle açtı, “Yine mi?” diye güldü. “Evet,” dedim, “bugün de istiyorum.” Adresi aynıydı, saat aynıydı. Tekrar yola çıktım, kalbim yine hızla atıyordu. Kapıyı çaldığımda yine o karşımdaydı, bu sefer siyah bir jartiyer takmıştı. Göğüsleri açıkta, amcığının üzerinden geçen ince kumaş zaten ıslak görünüyordu. İçeri girdim, kapıyı kapattım, hemen üzerine atıldım.
Öpüşerek yatağa devrildik. Bu sefer daha açtık ikimiz de. Selin hemen soyundu, ben de. Sikim zaten hazırdı, o da amcığını gösterdi, parmaklarıyla açtı. “Bugün daha uzun sürecek,” dedi. Ben de dilimi uzattım, uzun uzun yaladım, emdim, parmakladım. Sonra sikimi soktum, bu sefer ilk dakikadan sert. O inleyerek karşılık verdi, tırnaklarını sırtıma geçirdi. Pozisyonları hızla değiştirdik: köpek, misyoner, yan, üstte, ayakta, duvarda. Her birinde daha da derinlere indik. Götünü de siktim, bu sefer daha rahat, daha uzun. Amcığını parmaklarken götünü siktim, sonra tersi. Boşaldık, dinlendik, tekrar başladık.
Gece boyunca üç kez daha boşaldım, o da defalarca orgazm oldu. Amcığı şişmiş, kırmızılaşmış, dölle dolmuş haldeydi. Sabaha karşı yine birbirimize sarılmış uzandık. Bu sefer daha da yorgunduk, ama tatmin olmuştuk. Selin parmağıyla göğsüme bir şeyler çizerken “Yine geleceksin,” dedi. Ben de “Evet,” diye fısıldadım. Çünkü Zeytinburnu’da, o odada, onunla yaşadığım her an, her vuruş, her inilti, her boşalış, aklımdan silinmeyecek kadar derine işlemişti.