Tarabya Escort
PLATİN ÜYELER
VIP ÜYELER
GOLD ÜYELER
Tarabya Escort
Dün öğleden sonra
Beşiktaş’tan çıktığımda trafikte sıkışıp kalmıştım ve canım sıkılınca telefonumda
Tarabya Escort diye arama yapmaya başladım.
Escort Tarabya sonuçları arasında bir profil dikkatimi çekti, numarayı çevirdim ve sesinden bile tahrik olduğum bir kadın çıktı karşıma.
Randevuyu netleştirirken kendisini
Escort Tarabya diye tanıttı, ben de
Tarabya Escort olarak istediğimi tekrar edip adresi aldım, hemen arabayla o tarafa yöneldim.
Tarabya’nın o yamaçlı yollarından birine saptım, denize bakan eski ama bakımlı bir apartmanın önünde indim. Zili çaldım. Kapı açılınca karşımda sarı saçları omuzlarına dökülen, yeşil gözlü, dolgun dudaklı bir kadın duruyordu. Üzerinde sadece ince bir ipek sabahlık vardı, içinde hiçbir şey yoktu. “Buyur” dedi, sesi alçak ve boğuktu. İçeri girdim, salon genişti, pencereden Boğaz görünüyordu. Oturur oturmaz bana kadeh uzattı, parmaklarımız değdi.
Sabahlığı omuzlarından kaydırdı, göğüsleri ortaya çıktı. Uçları koyu pembe, sertleşmişti. Ellerimle kavradım, ağırlıklarını hissettim, parmaklarımla uçlarını sıktım. İnledi, başını geriye attı. Sabahlık yere düştü, tamamen çıplaktı. Amı ince bir çizgi halinde tıraşlıydı, dudakları hafif aralanmış, parlıyordu. Diz çöktüm, dilimi uzattım. Tadını aldım, hafif tuzlu ve tatlı. Klitorisini emdim, dilimin ucuyla yokladım. İki parmağımı yavaşça içeri soktum, sıcak ve daraldı. Parmaklarımı kıvırarak hareket ettirirken o saçımı tuttu, kalçalarını yüzüme doğru bastırdı.
Bir süre sonra beni ayağa kaldırdı, pantolonumun düğmesini açtı, fermuarı indirdi. Yarağım fırladı. Elini sardı, avuç içinde sıvazladı, başparmağıyla ucundaki sıvıyı yaydı. Sonra diz çöküp ağzına aldı. Sıcak diliyle başını yaladı, sonra boğazına kadar indirdi. Tükürüğü yarağımın üzerinde parlıyordu, her geri çekilişte şapırtı sesi geliyordu. Ellerimle saçlarını tuttum, yavaşça kalçalarımı hareket ettirdim. Her ileri gidişimde boğazından gelen boğuk sesler salonu dolduruyordu. Gözleri yaşardı ama bırakmadı, tükürüğü çenesinden akıyordu.
Yatağa götürdü beni. Geniş bir yatak, beyaz çarşaflar. Sırtüstü yattı, bacaklarını açtı. Üzerine çıktım, yarağımı amının girişine sürttüm. Islaklığı her yere bulaşmıştı. Yavaşça girdim. İçerisi sıcaktı, duvarları beni sıkıyordu. Belime sarıldı, tırnaklarını sırtıma geçirdi. Derinlere kadar soktum, kalçalarımı ritmik hareket ettirdim. Her vuruşta göğüsleri sallanıyor, uçları havada titreşiyordu. “Daha sert” diye fısıldadı. Tempo arttırdım, yatağın gıcırtısı inlemelerine karıştı.
Pozisyon değiştirdik. Dört ayak oldu, kalçalarını kaldırdı, belini çukurlaştırdı. Arkadan girdim. Ellerimle kalçalarını sıktım, avuç içlerimle tokatladım. Her tokatta amı daha da daralıyordu. Bir elimi öne uzatıp klitorisini ovaladım. Titremeye başladı, bacakları sarsıldı. “Boşalıyorum” diye bağırdı. İçinde kasılırken ben de hızlandım. Sıcak bir dalga geldi, yarağım seğirdi, boşaldım. İçine akıttım, her damlasını hissettim, taşan kısım uyluklarından aşağı aktı.
Bir süre yan yana yattık. Terimiz birbirine karışmıştı, tenimiz yapışıyordu. Elini yarağıma götürdü, hâlâ yarı sertti. “Bir tur daha” dedi. Ağzına aldı tekrar, dilini yaladı, emdi, tükürüğüyle ıslattı. Sertleşince üzerine çıktı. Ters oturuş yaptı, yarağımı yavaşça içine aldı. Kalçalarını sallarken göğüslerini avuçladım. Arkadan izliyordum, amı yarağımı yutuyordu, her inişte şapırtı sesi geliyordu. Tempo arttıkça inlemeleri yükseldi. Ellerini omuzlarıma koydu, daha derinlere oturdu, kalçalarını hızla hareket ettirdi.
Sonra yan yattık. Bacağını yukarı kaldırdım, yandan girdim. Bu pozisyonda hem göğüslerini emebiliyordum hem de klitorisini parmaklarımla ovalayabiliyordum. Yavaş ve derin hareketler yaptım. Her girişte nefesini tutuyordu, dudaklarını ısırıyordu. Bir noktada titremeye başladı yine. “Sik beni” diye fısıldadı. Daha hızlı vurdum, yatağın kenarına kadar kaydırdık. Boşalırken amı o kadar sıktı ki neredeyse yarağımı ezdi. Ben de dayanamadım, ikinci kez boşaldım, içinde sıcaklık yayıldı.
Duşa girdik birlikte. Sıcak suyun altında gövdesini ovdum. Sabunlu ellerimle göğüslerini, amını, kalçalarını, bacaklarını gezdirdim. O da diz çöküp suyun altında yarağımı emdi. Köpükler ağzından akıyor, suyla karışıyordu. Ayağa kaldırdım, duvara yasladım. Bacağını kaldırıp tekrar girdim. Islak tenimiz birbirine yapışıyordu. Her vuruşta su sıçrıyor, sesler banyoda yankılanıyordu. Boşalmaya yaklaşınca dışarı çıktım, göğüslerine boşaldım. Beyaz sıvı meme uçlarından aşağı aktı, suyla karışıp kayboldu.
Havluyla kurulandıktan sonra yatakta tekrar uzandık. Sigara yaktı, bana da uzattı. “Nasıl buldun?” diye sordu. “Harikaydın” dedim. Elini yarağıma koydu, yavaşça okşadı. “Daha var mı sende?” diye güldü. Üçüncü tur için hazırdım. Bu sefer onu kucağıma aldım, ayakta siktim. Kolları boynuma sarılıydı, bacakları belime dolanmıştı. Her kaldırmamda inliyordu, amı yarağımı sıkıyordu. Duvara yasladım, daha sert vurdum. Terimiz yeniden akmaya başladı, tenimiz kayganlaştı.
Yatağa düştük. Bu sefer o üstteydi ama yüzü bana bakıyordu. Yavaşça salındı, yarağımı içine alıp çıkardı. Ellerini göğsüme koydu, tırnaklarını hafifçe geçirdi. Tempo yavaş yavaş arttı. Bir ara durdu, yarağımı çıkardı, dilini yaladı, sonra tekrar oturdu. Bu oyun birkaç kez tekrarlandı. Sonunda dayanamayıp hızlandım. Kalçalarını tuttum, yukarı aşağı hareket ettirdim. Boşalırken bağırdı, tırnakları sırtımda iz bıraktı. Ben de içinde boşaldım, üçüncü kez.
Sabaha karşı yine uyanmıştık. Yarağım sabah sertliğiyle dimdikti. O da fark etti, gülümsedi. “Son bir tur” dedi. Sırtüstü yattı, bacaklarını omuzlarıma koydu. Derinlere kadar girdim. Bu pozisyonda her şey daha derindi. Yavaş başladım, sonra hızlandım. Göğüslerini emdim, dilimi meme uçlarında gezdirdim. Amı ıslak ıslaktı, her vuruşta şapırdı. Boşalmaya yaklaşınca klitorisini de ovaladım. O da titredi, boşaldı. Ben de son damlaları içine akıttım.
Yan yana uzanmış, nefes nefese kalmıştık. Parmaklarımı amında gezdirdim, hâlâ ıslaktı, kendi spermimle karışmıştı. O da elini yarağıma koydu, yavaşça sıvazladı. “Bir daha gelecek misin?” diye sordu. “Kesinlikle” dedim. Sabah ışıkları perdeden süzülürken son kez öptüm onu. Dudakları şişmiş, boynu öpücük izleriyle doluydu.
Kalkıp giyindim. Kapıda vedalaşırken elini pantolonumun üzerine koydu, yarağımı son bir kez sıktı. “Bir dahaki sefere daha uzun kal” dedi. Merdivenlerden inerken bacaklarım hâlâ titriyordu. Arabaya binip yola çıktım, aklımdan o gece geçen her an geçiyordu. Göğüslerinin ağırlığı, amının sıcaklığı, inlemeleri, boşalırken kasılan kasları…
Ertesi gün işte bile aklımdan çıkmadı. Öğle arasında telefonu elime aldım, yine aynı numarayı çevirdim. “Bugün müsait misin?” diye sordum. Gülümsediğini hissettim sesinden. “Gel” dedi. Bu sefer öğleden sonra gittim. Kapıyı açtığında sadece bir bornoz vardı üzerinde. İçeride yine loş ışık, yine kadeh.
Bornozu açtı, çıplaktı. Hemen diz çöktüm, amını yaladım. Dün geceki sperm kalıntıları hâlâ hafif hissediliyordu. Dilimle klitorisini, dudaklarını, deliğini gezdirdim. İki parmak soktum, hızlı hareket ettirdim. O ayaktayken titredi, duvara yaslandı. Boşaldı, sularım yüzüme aktı.
Yarağımı çıkardı, ağzına aldı. Bu sefer daha iştahlıydı. Tükürükleri pantolonuma damlıyordu. Saçlarını tuttum, boğazına kadar soktum. Gözleri yaşardı ama bırakmadı. Sonra yatağa götürdü, dört ayak oldu. Arkadan girdim, sert sert siktim. Her vuruşta kalçaları sarsılıyordu. Bir elimi saçlarına doladım, başını geriye çektim. “Daha hızlı” diye inledi. Tempo arttırdım, yatağın başlığı duvara vuruyordu.
Boşalırken dışarı çıktım, kalçalarına boşaldım. Beyaz sıvı yarıklarından aşağı aktı. Parmaklarımla sürdüm, amına geri soktum. O da inledi. Sonra tersine çevirdim, yüzüne oturttum. Amını yalarken o da yarağımı emdi. 69 pozisyonunda uzun süre kaldık. Tükürük ve am suları birbirine karıştı.
Akşama kadar üç kez daha siktim onu. Birinde koltuğa oturttum, ayaklarını omuzlarıma aldım. Derinlere kadar girdim, yavaş yavaş hareket ettim. Göz göze bakıştık. Her girişte nefesini tutuyordu. Boşalırken amı o kadar sıktı ki yarağım neredeyse çıkamadı.
Bir diğerinde ayağa kaldırdım, duvara yasladım. Bacağını yüksek tuttum, yandan soktum. Bu pozisyonda hem göğüslerini emebiliyordum hem de kalçalarını sıkabiliyordum. Terimiz akıyor, tenimiz yapışıyordu. Son boşalmada dizlerinin üzerine çöktürdüm, yüzüne boşaldım. Dudaklarına, diline, yanaklarına aktı. Gülerek yaladı.
Gece yarısı ayrılırken bacaklarım titriyordu. Arabaya bindim, eve dönerken hâlâ amının kokusu burnumdaydı. Eve varınca duşa girdim ama yarağım yine sertleşti. Aklımdan o anlar geçtikçe kendimi tutamadım, duşun altında elle boşaldım.
Ertesi gün yine aradım. Bu sefer sabah erken gittim. Kapıyı açtığında saçları dağınık, gözleri uykulu ama gülümseyen bir ifadeyle karşıladı. “Sabah sabah mı?” dedi. İçeri aldım, yatağa attım. Üzerine çıktım, yarağımı ağzına verdim. Uykulu uykulu emdi. Sonra amını yaladım, ıslaktı. Girdim, yavaş yavaş siktim. Sabah sikişi farklıydı, daha tembel, daha derin.
Kahvaltı bile yapmadan üç kez boşaldık. Birinde onu kucağıma aldım, mutfakta tezgâha oturttum. Bacaklarını açtım, ayakta siktim. Buzdolabının kapısı her vuruşta sarsılıyordu. Boşalırken tırnaklarını sırtıma geçirdi.
Öğleden sonra tekrar yatağa geçtik. Bu sefer yağ kullandık. Vücudunu yağladım, kayganlaştı. Ellerimle her yerini gezdirdim. Yarağımı da yağlayıp amına, sonra göt deliğine sürttüm. Parmakla giriş yaptım önce. Yavaş yavaş alıştırdım. Sonra yarağımı soktum. Çok dardı, sıcak. İnledi, “yavaş” dedi. Yavaş yavaş ilerledim. İçerideyken kalçalarını okşadım, göğüslerini sıktım. Tempo arttırdıkça inlemeleri yükseldi. Boşalırken götü kasıldı, yarağımı sıktı. Ben de içinde boşaldım.
Çıkarırken sperm aktı. Parmaklarımla temizledim, ağzına verdim. Yaladı. Sonra duşa girdik yine. Suyun altında birbirimizi ovduk, öptük, yaladık. Yarağımı tekrar sertleştirdi, duvarda bir kez daha siktim.
Akşama doğru ayrıldım. Bütün vücudum ağrıyordu ama tatmin olmuştum. Ertesi gün işe giderken bile aklımdan çıkmıyordu. Öğle arasında mesaj attım. “Bu gece yine müsait misin?” diye. “Gel” cevabını aldım.
Gece yine aynı kapı, aynı loş ışık. Bu sefer siyah bir jartiyer seti giymişti. Gördüğüm an yarağım kalktı. Hemen üzerine atladım. Jartiyerleri çıkarmadan siktim. Dantel kumaş kalçalarında iz bırakıyordu. Her vuruşta şıngırdıyordu. Boşalırken jartiyerlerin üzerinden kalçalarına boşaldım.
Sonra jartiyerleri çıkardı, çıplak kaldı. Yatağa uzandı, bacaklarını açtı. “Ye beni” dedi. Dilimi amına gömdüm, uzun uzun yaladım. Klitorisini emdim, parmaklarımı soktum. İki, üç parmak. Hızlı hareketlerle boşalttım. Suları yüzüme aktı, yaladım.
Yarağımı ağzına verdi, emdi. Sonra üzerine çıktı, yavaşça oturdu. Salınarak sikti kendini. Göğüslerini avuçladım, uçlarını sıktım. Tempo arttı, inlemeleri yükseldi. Boşalırken amı kasıldı, yarağımı ezdi. Ben de dayanamayıp boşaldım.
Gece boyunca sayısını unuttuğum kadar siktim. Her pozisyonda, her köşede. Koltuğun üzerinde, yerde, duvarda, hatta pencere kenarında. Perde aralıkken dışarıdaki ışıklar vururken siktim. Biri geçse görecekti ama umurumda değildi.
Sabaha karşı son kez boşaldık. Yan yana uzanmış, ter içinde kalmıştık. Parmaklarımı amında gezdirdim, hâlâ açıktı, sperm doluydu. O da yarağımı okşadı, yavaşça. “Yarın da gel” dedi. “Gelirim” dedim.
Kapıdan çıkarken bacaklarım titriyordu. Arabaya bindim, eve döndüm. Yatağa uzanır uzanmaz uyudum. Rüyamda bile o amı, o göğüsleri, o inlemeleri gördüm.
Ertesi gün yine aradım. Bu sefer öğleden sonra. Kapıyı açtığında sadece topuklu ayakkabı ve bir kolye vardı üzerinde. Geri kalan her yeri çıplaktı. Hemen diz çöktüm, ayaklarını öptüm, bacaklarını yaladım, amına ulaştım. Dilimle deliğini açtım, içeri soktum. O ayaktayken titredi, saçımı tuttu.
Yere yatırdım, bacaklarını omuzlarıma aldım. Derinlere kadar girdim. Her vuruşta topukluları havada sallanıyordu. Boşalırken bağırdı, tırnakları halıyı kazıdı. Ben de içinde boşaldım.
Kalkmadan ikinci tura geçtik. Bu sefer o üstteydi. Ters oturdu, yarağımı yalarken amını yüzüme verdi. Dilimi soktum, emdim. O da boğazına kadar aldı. Uzun süre böyle kaldık. Sonra düz oturdu, salınarak sikti. Göğüslerini tuttum, tempo tuttum. Boşalırken öne eğildi, dudaklarımı öptü.
Akşama kadar devam ettik. Her seferinde daha ıslak, daha ateşli oluyordu. Bir ara mutfağa geçtik, tezgâha oturttum. Bacaklarını açtım, ayakta siktim. Buzdolabı her vuruşta titredi. Boşalırken kadehleri devirdik, cam kırıldı ama umursamadık.
Gece yarısı yatağa düştük. Bu sefer yağla götünü siktim. Yavaş yavaş alıştırdım, parmakla açtım. Sonra yarağımı soktum. Çok dardı. İnledi, “daha yavaş” dedi. Yavaş ilerledim, içerideyken okşadım. Tempo arttıkça inlemeleri değişti, zevke döndü. Boşalırken götü kasıldı, yarağımı sıktı. Ben de içinde boşaldım.
Çıkarırken sperm aktı, parmakla temizledim, ağzına verdim. Yaladı, yuttu. Sonra duşa girdik. Suyun altında birbirimizi temizledik, ama yarağım yine kalktı. Duvarda bir kez daha siktim. Bu sefer amına. Islak ıslak, şapırtılı. Boşalırken dizlerinin üzerine çöktü, yüzüne aldım.
Sabah ayrılırken bacaklarım neredeyse tutmuyordu. Arabaya bindim, camı açtım, rüzgâr yüzüme çarptı. Hâlâ amının kokusu, spermimin tadı dilimdeydi. Eve varınca duşa girdim ama yine elle boşaldım. Aklımdan o anlar silinmiyordu.
Hafta sonu yine aradım. Bu sefer cumartesi sabahı. “Bütün gün sende kalacağım” dedim. Gülümsedi. “Gel o zaman” dedi. Sabah erken gittim. Kapıyı açtığında yine çıplaktı, saçları dağınık. Hemen yatağa attım. Sabah sikişi uzun sürdü. Yavaş yavaş, derin derin. Her pozisyonu denedik.
Öğlene kadar üç kez boşaldık. Kahvaltıyı çıplak yaptık. Ben yarağımı masanın altında tutarken o amını parmakladı. Sonra masanın üzerine çıkardı, siktim. Tabaklar devrildi, süt döküldü. Umursamadık.
Öğleden sonra koltuğa geçtik. O kucağıma oturdu, yavaşça salındı. Televizyon açıktı ama kimse bakmıyordu. Sadece ten sesleri, inlemeler. Boşalırken kucağımda titredi. Ben de içinde boşaldım.
Akşama doğru balkona çıktık. Perde yarı açıktı. Ben arkadan girdim, kalçalarını tuttum. Aşağıda arabalar geçiyordu. Her vuruşta inledi, sesini tutmaya çalıştı. Boşalırken dişlerini dudağına geçirdi. Ben de dışarı çıkarıp kalçalarına boşaldım.
Gece yine yatağa. Bu sefer bağladım ellerini. Gözlerini kapattım. Yavaş yavaş her yerini yaladım, ısırdım, soktum. Amını, götünü, göğüslerini. Yarağımı ağzına verdim, boğazına kadar soktum. Sonra amına, sonra götüne. Sırayla. Her birinde boşalttım onu. Sonunda yüzüne boşaldım. Göz bağını çözdüğümde gülümsüyordu.
Pazar sabahı yine aynı. Artık vücudum onu ezbere biliyordu. Her kıvrımı, her inlemesi, her kasılması. Yine siktim, yine boşaldım. Öğlene doğru ayrıldım. Kapıda öptüm, elini yarağıma koydu, sıktı. “Haftaya görüşürüz” dedi.
Arabaya bindim, yola çıktım. Tarabya’nın yamaçları geride kalırken bacaklarım ağrıyordu, yarağım sızlıyordu ama içim rahattı. O gece, o günler boyunca yaşadığım her an aklımda film gibi geçiyordu. Göğüslerinin ağırlığı avuçlarımda, amının sıcaklığı yarağımda, inlemeleri kulaklarımda…
Eve varınca yatağa uzandım. Gözlerim kapandı. Rüyamda yine o kapıyı çalıyordum, yine o ses “buyur” diyordu. Ve her şey baştan başlıyordu.