Şirinevler Escort

PLATİN ÜYELER

VIP ÜYELER

GOLD ÜYELER


Şirinevler Escort

Geçen salı akşamı iş çıkışı evime dönerken telefonumda sürekli Şirinevler Escort aramaları yapıyordum çünkü o gün bütün stresimi atmak istiyordum. Escort Şirinevler diye Google’da yazınca karşımıza çıkan numaralardan birini aradım ve sesinden bile tahrik olduğum bir kadın çıktı karşıma.  

Randevuyu ayarlarken yine Şirinevler Escort diye kendisini tanıttı, ben de Escort Şirinevler kelimelerini tekrar ederek adresini aldım ve hemen yola koyuldum.  

Taksiyle Şirinevler’in o dar sokaklarından birine indik. Bina eski ama temizdi, zili çaldım. Kapı açılınca karşımda uzun boylu, siyah saçları omuzlarına dökülen, dolgun dudaklı bir kadın duruyordu. “Gel içeri” dedi, sesi boğuk ve davetkârdı. Salon küçük ama bakımlıydı, perdeler kapalı, loş bir ışık yanıyordu. Oturur oturmaz bana bir kadeh viski uzattı. Ellerimiz değdiğinde teninin sıcaklığını hissettim.  

Konuşmaya başladık. “Ne kadar süredir bu işi yapıyorsun?” diye sordum. Gülümsedi, dudaklarını yaladı. “Yeterince uzun” dedi ve bacağını bacağıma sürttü. Eteği yukarı kaymış, siyah dantel külotunun kenarı görünüyordu. Elimi dizine koydum, o da geri çekinmedi. Parmaklarımı yavaşça yukarı kaydırırken o da elini pantolonumun üzerine koydu. Sertleşmiş yarağımı hissettiğinde gözleri parladı.  

Ayağa kalktı, önümde durdu. Üstündeki bluzu yavaş yavaş çıkardı. Sutyensizdi. Göğüsleri dolgun, uçları koyu pembeydi. Ellerimle kavradım, parmaklarımla uçlarını sıktım. İnledi, başını geriye attı. Sonra etek ve külot da yere düştü. Amı tıraşlıydı, dudakları hafif şişmiş, ıslaktı. Diz çöktüm, dilimi yaladım. Tadını aldım, tuzlu ve tatlı karışımı. Klitorisini emdim, parmaklarımı içeri soktum. İki parmakla yavaş yavaş hareket ettirirken o da saçımı tuttu, kalçalarını yüzüme doğru bastırdı.  

Bir süre sonra beni ayağa kaldırdı, pantolonumu indirdi. Yarağım fırladı dışarı. Elini sardı, yavaşça sıvazladı. Sonra diz çöküp ağzına aldı. Sıcak, ıslak diliyle başını yaladı, sonra derinlere kadar aldı. Boğazına kadar soktum, gözleri yaşardı ama bırakmadı. Tükürüğü yarağımın üzerinde parlıyordu. Ellerimle saçlarını tuttum, yavaşça hareket ettim. Her ileri gidişimde boğazından gelen sesler salonu dolduruyordu.  

Yatağa götürdü beni. Sırtüstü yattı, bacaklarını açtı. Üzerine çıktım, yarağımı amının girişine sürttüm. Islaklığı her yere yayılmıştı. Yavaşça girdim. İçerisi sıcaktı, daralıyordu. Belime sarıldı, tırnaklarını sırtıma geçirdi. Derinlere kadar soktum, kalçalarımı hareket ettirdim. Her vuruşta göğüsleri sallanıyordu. “Daha sert” diye fısıldadı. Tempo arttırdım, yatağın gıcırtısı karıştı inlemelerine.  

Pozisyon değiştirdik. Dört ayak oldu, kalçalarını kaldırdı. Arkadan girdim. Ellerimle kalçalarını sıktım, avuç içlerimle tokatladım. Her tokatta amı daha da sıkıyordu. Bir elimi öne uzatıp klitorisini ovaladım. Titremeye başladı, bacakları sarsıldı. “Boşalıyorum” diye bağırdı. İçinde kasılırken ben de hızlandım. Sıcak bir dalga geldi, yarağım seğirdi, boşaldım. İçine akıttım, her damlasını hissettim.  

Bir süre yan yana yattık. Terimiz birbirine karışmıştı. Elini yarağıma götürdü, hâlâ yarı sertti. “Bir tur daha” dedi. Ağzına aldı tekrar, yaladı, emdi. Sertleşince üzerine çıktı. Ters oturuş yaptı, yarağımı yavaşça içine aldı. Kalçalarını sallarken göğüslerini avuçladım. Arkadan izliyordum, amı yarağımı yutuyordu. Tempo arttıkça inlemeleri yükseldi. Ellerini omuzlarıma koydu, daha derinlere oturdu.  

Sonra yan yattık. Bacağını yukarı kaldırdım, yandan girdim. Bu pozisyonda hem göğüslerini emebiliyordum hem de klitorisini ovalayabiliyordum. Yavaş ve derin hareketler yaptım. Her girişte nefesini tutuyordu. Bir noktada titremeye başladı yine. “Sik beni” diye fısıldadı. Daha hızlı vurdum, yatağın kenarına kadar kaydırdık. Boşalırken amı o kadar sıktı ki neredeyse yarağımı ezdi. Ben de dayanamadım, ikinci kez boşaldım.  

Duşa girdik birlikte. Sıcak suyun altında gövdesini ovdum. Sabunlu ellerimle göğüslerini, amını, kalçalarını gezdirdim. O da diz çöküp suyun altında yarağımı emdi. Köpükler ağzından akıyordu. Ayağa kaldırdım, duvara yasladım. Bacağını kaldırıp tekrar girdim. Islak tenimiz birbirine yapışıyordu. Her vuruşta su sıçrıyordu. Boşalmaya yaklaşınca dışarı çıktım, göğüslerine boşaldım. Beyaz sıvı meme uçlarından aşağı aktı, suyla karıştı.  

Havluyla kurulandıktan sonra yatakta tekrar uzandık. Sigara yaktı, bana da uzattı. “Nasıl buldun?” diye sordu. “Harikaydın” dedim. Elini yarağıma koydu, yavaşça okşadı. “Daha var mı sende?” diye güldü. Üçüncü tur için hazırdım. Bu sefer onu kucağıma aldım, ayakta siktim. Kolları boynuma sarılıydı, bacakları belime dolanmıştı. Her kaldırmamda inliyordu. Duvara yasladım, daha sert vurdum. Terimiz yeniden akmaya başladı.  

Yatağa düştük. Bu sefer o üstteydi ama yüzü bana bakıyordu. Yavaşça salındı, yarağımı içine alıp çıkardı. Ellerini göğsüme koydu, tırnaklarını hafifçe geçirdi. Tempo yavaş yavaş arttı. Bir ara durdu, yarağımı çıkardı, dilini yaladı, sonra tekrar oturdu. Bu oyun birkaç kez tekrarlandı. Sonunda dayanamayıp hızlandım. Kalçalarını tuttum, yukarı aşağı hareket ettirdim. Boşalırken bağırdı, tırnakları sırtımda iz bıraktı. Ben de içinde boşaldım, üçüncü kez.  

Sabaha karşı yine uyanmıştık. Yarağım sabah sertliğiyle dimdikti. O da fark etti, gülümsedi. “Son bir tur” dedi. Sırtüstü yattı, bacaklarını omuzlarıma koydu. Derinlere kadar girdim. Bu pozisyonda her şey daha derindi. Yavaş başladım, sonra hızlandım. Göğüslerini emdim, dilimi meme uçlarında gezdirdim. Amı ıslak ıslaktı, her vuruşta şapırdı. Boşalmaya yaklaşınca klitorisini de ovaladım. O da titredi, boşaldı. Ben de son damlaları içine akıttım.  

Yan yana uzanmış, nefes nefese kalmıştık. Parmaklarımı amında gezdirdim, hâlâ ıslaktı, kendi spermimle karışmıştı. O da elini yarağıma koydu, yavaşça sıvazladı. “Bir daha gelecek misin?” diye sordu. “Kesinlikle” dedim. Sabah ışıkları perdeden süzülürken son kez öptüm onu. Dudakları şişmiş, boynu öpücük izleriyle doluydu.  

Kalkıp giyindim. Kapıda vedalaşırken elini pantolonumun üzerine koydu, yarağımı son bir kez sıktı. “Bir dahaki sefere daha uzun kal” dedi. Merdivenlerden inerken bacaklarım hâlâ titriyordu. Taksiye binip evime dönerken aklımdan o gece geçen her an geçiyordu. Göğüslerinin ağırlığı, amının sıcaklığı, inlemeleri, boşalırken kasılan kasları…  

Ertesi gün işte bile aklımdan çıkmadı. Öğle arasında telefonu elime aldım, yine aynı numarayı çevirdim. “Bugün müsait misin?” diye sordum. Gülümsediğini hissettim sesinden. “Gel” dedi. Bu sefer öğleden sonra gittim. Kapıyı açtığında sadece bir bornoz vardı üzerinde. İçeride yine loş ışık, yine viski.  

Bornozu açtı, çıplaktı. Hemen diz çöktüm, amını yaladım. Dün geceki sperm kalıntıları hâlâ hafif hissediliyordu. Dilimle klitorisini, dudaklarını, deliğini gezdirdim. İki parmak soktum, hızlı hareket ettirdim. O ayaktayken titredi, duvara yaslandı. Boşaldı, sularım yüzüme aktı.  

Yarağımı çıkardı, ağzına aldı. Bu sefer daha iştahlıydı. Tükürükleri pantolonuma damlıyordu. Saçlarını tuttum, boğazına kadar soktum. Gözleri yaşardı ama bırakmadı. Sonra yatağa götürdü, dört ayak oldu. Arkadan girdim, sert sert siktim. Her vuruşta kalçaları sarsılıyordu. Bir elimi saçlarına doladım, başını geriye çektim. “Daha hızlı” diye inledi. Tempo arttırdım, yatağın başlığı duvara vuruyordu.  

Boşalırken dışarı çıktım, kalçalarına boşaldım. Beyaz sıvı yarıklarından aşağı aktı. Parmaklarımla sürdüm, amına geri soktum. O da inledi. Sonra tersine çevirdim, yüzüne oturttum. Amını yalarken o da yarağımı emdi. 69 pozisyonunda uzun süre kaldık. Tükürük ve am suları birbirine karıştı.  

Akşama kadar üç kez daha siktim onu. Birinde koltuğa oturttum, ayaklarını omuzlarıma aldım. Derinlere kadar girdim, yavaş yavaş hareket ettim. Göz göze bakıştık. Her girişte nefesini tutuyordu. Boşalırken amı o kadar sıktı ki yarağım neredeyse çıkamadı.  

Bir diğerinde ayağa kaldırdım, duvara yasladım. Bacağını yüksek tuttum, yandan soktum. Bu pozisyonda hem göğüslerini emebiliyordum hem de kalçalarını sıkabiliyordum. Terimiz akıyor, tenimiz yapışıyordu. Son boşalmada dizlerinin üzerine çöktürdüm, yüzüne boşaldım. Dudaklarına, diline, yanaklarına aktı. Gülerek yaladı.  

Gece yarısı ayrılırken bacaklarım titriyordu. Takside giderken hâlâ amının kokusu burnumdaydı. Eve varınca duşa girdim ama yarağım yine sertleşti. Aklımdan o anlar geçtikçe kendimi tutamadım, duşun altında elle boşaldım.  

Ertesi gün yine aradım. Bu sefer sabah erken gittim. Kapıyı açtığında saçları dağınık, gözleri uykulu ama gülümseyen bir ifadeyle karşıladı. “Sabah sabah mı?” dedi. İçeri aldım, yatağa attım. Üzerine çıktım, yarağımı ağzına verdim. Uykulu uykulu emdi. Sonra amını yaladım, ıslaktı. Girdim, yavaş yavaş siktim. Sabah sikişi farklıydı, daha tembel, daha derin.  

Kahvaltı bile yapmadan üç kez boşaldık. Birinde onu kucağıma aldım, mutfakta tezgâha oturttum. Bacaklarını açtım, ayakta siktim. Buzdolabının kapısı her vuruşta sarsılıyordu. Boşalırken tırnaklarını sırtıma geçirdi.  

Öğleden sonra tekrar yatağa geçtik. Bu sefer yağ kullandık. Vücudunu yağladım, kayganlaştı. Ellerimle her yerini gezdirdim. Yarağımı da yağlayıp amına, sonra göt deliğine sürttüm. Parmakla giriş yaptım önce. Yavaş yavaş alıştırdım. Sonra yarağımı soktum. Çok dardı, sıcak. İnledi, “yavaş” dedi. Yavaş yavaş ilerledim. İçerideyken kalçalarını okşadım, göğüslerini sıktım. Tempo arttırdıkça inlemeleri yükseldi. Boşalırken götü kasıldı, yarağımı sıktı. Ben de içinde boşaldım.  

Çıkarırken sperm aktı. Parmaklarımla temizledim, ağzına verdim. Yaladı. Sonra duşa girdik yine. Suyun altında birbirimizi ovduk, öptük, yaladık. Yarağımı tekrar sertleştirdi, duvarda bir kez daha siktim.  

Akşama doğru ayrıldım. Bütün vücudum ağrıyordu ama tatmin olmuştum. Ertesi gün işe giderken bile aklımdan çıkmıyordu. Öğle arasında mesaj attım. “Bu gece yine müsait misin?” diye. “Gel” cevabını aldım.  

Gece yine aynı kapı, aynı loş ışık. Bu sefer siyah bir jartiyer seti giymişti. Gördüğüm an yarağım kalktı. Hemen üzerine atladım. Jartiyerleri çıkarmadan siktim. Dantel kumaş kalçalarında iz bırakıyordu. Her vuruşta şıngırdıyordu. Boşalırken jartiyerlerin üzerinden kalçalarına boşaldım.  

Sonra jartiyerleri çıkardı, çıplak kaldı. Yatağa uzandı, bacaklarını açtı. “Ye beni” dedi. Dilimi amına gömdüm, uzun uzun yaladım. Klitorisini emdim, parmaklarımı soktum. İki, üç parmak. Hızlı hareketlerle boşalttım. Suları yüzüme aktı, yaladım.  

Yarağımı ağzına verdi, emdi. Sonra üzerine çıktı, yavaşça oturdu. Salınarak sikti kendini. Göğüslerini avuçladım, uçlarını sıktım. Tempo arttı, inlemeleri yükseldi. Boşalırken amı kasıldı, yarağımı ezdi. Ben de dayanamayıp boşaldım.  

Gece boyunca sayısını unuttuğum kadar siktim. Her pozisyonda, her köşede. Koltuğun üzerinde, yerde, duvarda, hatta balkon kapısının önünde. Perde aralıkken dışarıdaki ışıklar vururken siktim. Biri geçse görecekti ama umurumda değildi.  

Sabaha karşı son kez boşaldık. Yan yana uzanmış, ter içinde kalmıştık. Parmaklarımı amında gezdirdim, hâlâ açıktı, sperm doluydu. O da yarağımı okşadı, yavaşça. “Yarın da gel” dedi. “Gelirim” dedim.  

Kapıdan çıkarken bacaklarım titriyordu. Taksiye bindim, eve döndüm. Yatağa uzanır uzanmaz uyudum. Rüyamda bile o amı, o göğüsleri, o inlemeleri gördüm.  

Ertesi gün yine aradım. Bu sefer öğleden sonra. Kapıyı açtığında sadece topuklu ayakkabı ve bir kolye vardı üzerinde. Geri kalan her yeri çıplaktı. Hemen diz çöktüm, ayaklarını öptüm, bacaklarını yaladım, amına ulaştım. Dilimle deliğini açtım, içeri soktum. O ayaktayken titredi, saçımı tuttu.  

Yere yatırdım, bacaklarını omuzlarıma aldım. Derinlere kadar girdim. Her vuruşta topukluları havada sallanıyordu. Boşalırken bağırdı, tırnakları halıyı kazıdı. Ben de içinde boşaldım.  

Kalkmadan ikinci tura geçtik. Bu sefer o üstteydi. Ters oturdu, yarağımı yalarken amını yüzüme verdi. Dilimi soktum, emdim. O da boğazına kadar aldı. Uzun süre böyle kaldık. Sonra düz oturdu, salınarak sikti. Göğüslerini tuttum, tempo tuttum. Boşalırken öne eğildi, dudaklarımı öptü.  

Akşama kadar devam ettik. Her seferinde daha ıslak, daha ateşli oluyordu. Bir ara mutfağa geçtik, tezgâha oturttum. Bacaklarını açtım, ayakta siktim. Buzdolabı her vuruşta titredi. Boşalırken kadehleri devirdik, cam kırıldı ama umursamadık.  

Gece yarısı yatağa düştük. Bu sefer yağla götünü siktim. Yavaş yavaş alıştırdım, parmakla açtım. Sonra yarağımı soktum. Çok dardı. İnledi, “daha yavaş” dedi. Yavaş ilerledim, içerideyken okşadım. Tempo arttıkça inlemeleri değişti, zevke döndü. Boşalırken götü kasıldı, yarağımı sıktı. Ben de içinde boşaldım.  

Çıkarırken sperm aktı, parmakla temizledim, ağzına verdim. Yaladı, yuttu. Sonra duşa girdik. Suyun altında birbirimizi temizledik, ama yarağım yine kalktı. Duvarda bir kez daha siktim. Bu sefer amına. Islak ıslak, şapırtılı. Boşalırken dizlerinin üzerine çöktü, yüzüne aldım.  

Sabah ayrılırken bacaklarım neredeyse tutmuyordu. Takside giderken camı açtım, rüzgâr yüzüme çarptı. Hâlâ amının kokusu, spermimin tadı dilimdeydi. Eve varınca duşa girdim ama yine elle boşaldım. Aklımdan o anlar silinmiyordu.  

Hafta sonu yine aradım. Bu sefer cumartesi sabahı. “Bütün gün sende kalacağım” dedim. Gülümsedi. “Gel o zaman” dedi. Sabah erken gittim. Kapıyı açtığında yine çıplaktı, saçları dağınık. Hemen yatağa attım. Sabah sikişi uzun sürdü. Yavaş yavaş, derin derin. Her pozisyonu denedik.  

Öğlene kadar üç kez boşaldık. Kahvaltıyı çıplak yaptık. Ben yarağımı masanın altında tutarken o amını parmakladı. Sonra masanın üzerine çıkardı, siktim. Tabaklar devrildi, süt döküldü. Umursamadık.  

Öğleden sonra koltuğa geçtik. O kucağıma oturdu, yavaşça salındı. Televizyon açıktı ama kimse bakmıyordu. Sadece ten sesleri, inlemeler. Boşalırken kucağımda titredi. Ben de içinde boşaldım.  

Akşama doğru balkona çıktık. Perde yarı açıktı. Ben arkadan girdim, kalçalarını tuttum. Aşağıda arabalar geçiyordu. Her vuruşta inledi, sesini tutmaya çalıştı. Boşalırken dişlerini dudağına geçirdi. Ben de dışarı çıkarıp kalçalarına boşaldım.  

Gece yine yatağa. Bu sefer bağladım ellerini. Gözlerini kapattım. Yavaş yavaş her yerini yaladım, ısırdım, soktum. Amını, götünü, göğüslerini. Yarağımı ağzına verdim, boğazına kadar soktum. Sonra amına, sonra götüne. Sırayla. Her birinde boşalttım onu. Sonunda yüzüne boşaldım. Göz bağını çözdüğümde gülümsüyordu.  

Pazar sabahı yine aynı. Artık vücudum onu ezbere biliyordu. Her kıvrımı, her inlemesi, her kasılması. Yine siktim, yine boşaldım. Öğlene doğru ayrıldım. Kapıda öptüm, elini yarağıma koydu, sıktı. “Haftaya görüşürüz” dedi.  

Takside giderken camdan dışarı baktım. Şirinevler’in sokakları akıyordu. Bacaklarım ağrıyordu, yarağım sızlıyordu ama içim rahattı. O gece, o günler boyunca yaşadığım her an aklımda film gibi geçiyordu. Göğüslerinin ağırlığı avuçlarımda, amının sıcaklığı yarağımda, inlemeleri kulaklarımda…  

Eve varınca yatağa uzandım. Gözlerim kapandı. Rüyamda yine o kapıyı çalıyordum, yine o ses “gel içeri” diyordu. Ve her şey baştan başlıyordu.