Şile Türbanlı Escort
PLATİN ÜYELER
VIP ÜYELER
GOLD ÜYELER
Şile Türbanlı Escort
İstanbul’un boğucu yaz sıcaklığında
Şile’ye doğru yola çıktığımda aklımda tek bir şey vardı:
Şile Türbanlı Escort. Telefonumda kaydettiğim numarayı defalarca kontrol etmiş, mesajlaşmalarımızda verdiği adresi ezberlemiştim. Araba klima çalışsa da ter içindeydim; çünkü o gece Türbanlı Şile Escort ile geçireceğim saatleri düşünmek bile vücudumu ateş gibi yakıyordu. Şile’nin sakin sahil yolu boyunca ilerlerken camı indirdim, tuzlu deniz kokusu burnuma dolarken hayallerim canlanıyordu. O kadın… başındaki türbanıyla, gülümseyen gözleriyle, mesajlarında attığı o cesur cümleleriyle…
Şile Türbanlı Escort olarak tanıdığım o isim, sadece bir arama kelimesi değildi artık; tenime değecek, nefesini hissedeceğim somut bir vücuttu.
Kapıya geldiğimde kalbim güm güm atıyordu. Zili çaldım. Kapı açıldığında karşımda duran manzara nefesimi kesti.
Türbanlı Şile Escort, koyu bordo bir türbanla saçlarını sıkıca sarmış, yüzü makyajsız ama ışıltılı, dudakları hafif aralanmış halde gülümsüyordu. Üzerinde ince, siyah bir saten elbise vardı; omuzlarından kaymaya hazır, dekoltesi göğüslerinin yuvarlak hatlarını net belli ediyordu. “Buyur içeri,” dedi yumuşak ama alaycı bir sesle. Kapıyı kapatır kapatmaz elimi tuttu, koridordan geçirerek salona götürdü. Salonun perdeleri yarı aralıktı, dışarıdaki ay ışığı içeri süzülüyor, vücudunun siluetini daha da belirginleştiriyordu.
Şile Türbanlı Escort, bana döndü ve yavaşça elbisinin askısını indirdi. “Beklettiğim için özür dilerim… ama seni böyle karşılamak istedim.”
O gece başlayan şey, basit bir buluşmadan çok daha fazlası oldu. Oturduğumuz kanepeye yan yana yerleştik. Elimi dizine koydum; teni sıcaktı, pürüzsüzdü. Türbanlı Şile Escort başını hafifçe yana eğdi, türbanının kenarından sızan bir tutam saçı görünce dayanamadım. Parmaklarımı o saça uzattım, yavaşça türbanın kenarını sıyırdım. “Çıkar mı?” diye fısıldadım. O da gülümsedi, kendi elleriyle türbanı çözdü. Siyah, dalgalı saçları omuzlarına döküldü. O an gözlerim büyüdü. Saçları serbest kalınca yüzü daha da güzel, daha da erotik görünüyordu. Ellerimi saçlarına gömdüm, parmaklarımı köklerine kadar ilerlettim. O da bana yaklaştı, dudaklarını dudaklarıma yapıştırdı. Öpücük yavaş başladı, sonra hızlandı. Dili dilime değdi, ıslak ve sıcak. Tükürüğümüz karıştı, nefeslerimiz birbirine karıştı. Ellerim beline indi, saten elbiseyi sıyırarak yukarı doğru çektim. Altında hiçbir şey yoktu. Çıplak kalçaları avuçlarımın içine oturdu; sıkı, dolgun, dokunmaya doyamayacağım bir his.
Şile Türbanlı Escort ayağa kalktı, elbiseyi tamamen çıkardı. Ayakta, tamamen çıplak, sadece saçları omuzlarında, bacaklarını hafif aralayarak duruyordu. Göğüsleri dolgun, uçları koyu pembe ve sertleşmişti. Ellerimi göğüslerine götürdüm, avuçladım, parmaklarımla uçlarını sıktım. O da inledi, başını geriye attı. “Daha sert… lütfen,” dedi. Parmaklarımı sıkılaştırdım, aynı anda dilimi bir göğsüne götürüp emmeye başladım. Dişlerimle hafif ısırdım, dilimle yaladım. Diğer elimi bacaklarının arasına indirdim. Orası çoktan ıslanmıştı. Parmaklarımı yavaşça araladım, kaygan etine değdim. İçine iki parmağımı birden soktum. Sıcak, dar ve titreşen duvarlar parmaklarımı sardı. İleri geri hareket ettirdim, başparmağımla klitorisine bastırdım. Bacakları titredi, dizleri büküldü. Beni kucaklayarak yere indirdi, kendi üstüne çekti.
Yere uzandık. Ben üstüne çıktım. Pantolonumu ve boxer’ımı hızlıca çıkardım. Sertleşmiş sikim ortaya çıktı. Türbanlı Şile Escort elini uzattı, avucuna aldı, yavaşça sıvazlamaya başladı. Başparmağıyla ucundaki damlacığı yaydı, sonra eğilip dilini çıkardı. Sıcak dili başıma değdi, yavaşça yaladı. Sonra ağzını açtı, içeri aldı. Dudakları gergin tenime sarıldı, boğazına kadar indirdi. Öğürme sesi geldi ama durmadı. Başını ileri geri hareket ettirdi, tükürüğü sikimi ıslattı, sümüksü sesler salonu doldurdu. Ellerimi saçlarına gömdüm, yavaşça kalçalarını tuttum. Boğazını daha da açması için hafifçe bastırdım. Gözleri sulandı ama inatla emmeye devam etti. Bir süre sonra geri çekildi, tükürüğünü yuttu, gülümsedi. “Şimdi içime al…”
Bacaklarını açtı. Dizlerini büküp yanlara yatırdı. Amı tamamen açılmış, pembe ve parlak görünüyordu. Sikimi tuttum, ucunu yavaşça dudaklarına sürttüm. Yukarı aşağı gezdirerek kayganlığını artırdım. Sonra bastırdım. Baş kısmı içeri girdi. Sıcaklık anında sardı. Daha derine ittim. Yavaş yavaş, santim santim. İçerisi daraldı, kasıldı. O inledi, tırnaklarını sırtıma geçirdi. “Tamamını… daha derine,” diye fısıldadı. Kalçalarımı ittim, köküne kadar girdim. O an ikimiz de nefesimizi tuttuk. Bir süre öyle kaldık, sadece nabızlarımız atıyordu. Sonra hareket etmeye başladım. Yavaş, derin vuruşlar. Her girişte kalçalarım onun kalçalarına çarpıyordu. Sesler yükseliyordu; tenin tene vuruşu, inlemeler, ıslak sürtünme sesleri.
Tempo arttı. Daha hızlı, daha sert. Ellerimi göğüslerine koydum, sıkarak tuttum. O da bacaklarını belime doladı, topuklarıyla beni daha derine çekti. Amı her vuruşta sıkılıyor, adeta emiyordu. Ter kokusu, ten kokusu, seks kokusu birbirine karışmıştı. “Daha hızlı… lütfen… boşalmak üzereyim,” dedi. Hızımı artırdım. Yatağa değil, salondaki kalın halıya gömülmüş gibiydik. Her darbede bedenimiz sarsılıyordu. Birden kasıldı, bacakları titredi, amı ritmik olarak sıktı. İçerideki sıcaklık arttı, ıslaklık aktı. O orgazm olurken ben de durmadım; vuruşlarımı sürdürdüm, onun dalgaları geçene kadar. Sonra yavaşladım, sikimi çıkardım. Hâlâ sertti, parlaktı.
Türbanlı Şile Escort nefes nefese, gözleri yarı kapalı halde gülümsedi. “Sıra sende… ama önce tadına bakayım.” Beni sırtüstü yatırdı, üzerine çıktı. Tersine oturdu; amını yüzüme, ağzını sikime doğru. Dilini sikimin üzerine bastırdı, emerken aynı anda kalçalarını indirdi. Amı dudaklarıma değdi. Islak, sıcak, hafif ekşi bir tat. Dilimi dışarı çıkardım, yavaşça yaladım. Klitorisini emdim, dudaklarımı araladım, içeri dilimi soktum. O da aynı anda boğazına kadar aldı. İkimiz de birbirimizi yiyorduk. Kalçaları yüzümde ileri geri kayıyordu, tükürüğüm ve onun suları karışıyordu. Bir süre böyle devam ettik. Sonra pozisyon değiştirdik.
Şile Türbanlı Escort dizlerinin üzerine çöktü, ellerini yere koydu, kalçalarını kaldırdı. Arkasından yaklaştım. Ellerimi kalçalarına koydum, avuçladım, hafifçe açtım. Sikimi tekrar amına sürttüm, sonra sertçe ittim. Bu sefer daha derindi. Her vuruşta kalçaları sarsılıyor, göğüsleri sallanıyordu. Bir elimi beline, diğerini saçlarına götürdüm. Saçlarını tuttum, hafifçe geriye çektim. Başını kaldırdı, inledi. “Sert… daha sert vur…” dedi. İsteklerine uydum. Kalçalarımı hızla ileri geri hareket ettirdim. Tenin tene çarpma sesi odada yankılanıyordu. Ter damlaları sırtımdan akıyor, onun beline düşüyordu. Bir ara yavaşladım, sikimi çıkardım, ucunu amının girişinde gezdirdim, sonra tekrar sertçe soktum. Bu oyunu birkaç kez tekrarladım. Her seferinde o daha yüksek sesle inliyordu.
Sonra onu yan yatırdım. Bir bacağını omzuma aldım, diğerini yere bıraktım. Bu açıda daha da derine girebiliyordum. Vuruşlarımı uzun ve yavaş tuttum. Her girişte rahmine değiyormuş gibi hissediyordum. O da elini kendi klitorisine götürdü, daireler çizerek ovuşturmaya başladı. “Birlikte boşalalım…” dedi. Tempo tekrar yükseldi. Nefeslerimiz kesik kesik, bedenlerimiz ter içinde. Birden o yine kasıldı, amı şiddetle sıktı. Ben de dayanamadım. Derin bir inlemeyle boşaldım. Sıcak menim fışkırarak içine aktı. Her kasılmada daha fazla boşalıyordum. O da aynı anda ikinci orgazmını yaşıyordu; bacakları titriyor, tırnakları halıyı tırmalıyordu.
Bir süre öyle kaldık. Sikim hâlâ içindeyken nefeslerimizi topladık. Yavaşça çıktım. Menim amından aktı, uyluklarına doğru süzüldü. O elini uzattı, parmaklarıyla o süzülen beyazı topladı, diline götürüp yaladı. “Tadı güzel…” dedi gülümseyerek. Ben de yanına uzandım, onu kucağıma aldım. Göğüslerini avuçladım, yavaşça okşadım. Bir süre sessizce yattık. Ama arzu bitmemişti.
Bir süre sonra tekrar sertleştim. O fark etti, elini sikime götürdü, yavaşça sıvazladı. “Daha bitmedi demek…” dedi. Bu sefer beni sırtüstü yatırdı, üzerine bindi. Sikimi tuttu, yavaşça amına oturttu. İçeri alınca inledi, başını geriye attı. Ellerini göğsüme koydu, kalçalarını daireler çizerek hareket ettirmeye başladı. Yukarı aşağı, yavaş ve derin. Göğüsleri sallanıyor, saçları yüzüne dökülüyordu. Ben de kalçalarımı kaldırarak ona karşılık verdim. Tempo arttıkça inlemeleri yükseliyordu. “İçimde… yine içime boşal…” dedi. Hızımı artırdım. Ellerimi kalçalarına geçirdim, onu aşağı doğru bastırarak daha derine indirdim. Birkaç dakika bu şekilde devam ettik. Sonra o öne eğildi, dudaklarını dudaklarıma yapıştırdı. Öpüşürken boşaldık. Bu sefer daha şiddetliydi. Menim tekrar fışkırdı, onun amı da etrafımda kasılarak her damlayı emdi.
Gece boyunca birkaç kez daha yaptık. Banyoya gittik, duşta ayakta siktim. Sıcak suyun altında, sırtı duvara yaslı, bacakları belime dolanmış halde. Su ve ter ve men karışımı vücutlarımızdan akıyordu. Sonra yatağa geçtik. Bu sefer daha yavaş, daha uzun. O üstümde, yavaş yavaş sallanarak, göz göze bakarak. Ara sıra durup öpüşüyor, sonra tekrar başlıyorduk. Sabaha karşı son bir tur attık. Bu sefer o dizlerinin üzerinde, ben arkasından, saçlarını tutarak. Her vuruşta ismini fısıldıyordum: “Şile Türbanlı Escort… Türbanlı Şile Escort…” O da inleyerek cevap veriyordu.
Güneş doğarken yorgun düşmüştük. Yan yana uzanmış, nefeslerimiz yavaş yavaş düzene giriyordu. Parmaklarım hâlâ onun teninde geziyordu; göğüslerinde, belinde, kalçalarında. O da başını göğsüme yaslamış, saçları tenime değiyordu. “Bir daha gel…” dedi fısıltıyla. Ben de “Mutlaka,” diye yanıtladım. Ama o an, bedenlerimizin hâlâ birbirine yapışık olduğu o anda, sadece o geceyi düşünüyordum. Şile’nin o sakin evinde, Türbanlı Şile Escort’un vücudunda kaybolduğum saatleri. Her dokunuş, her inleme, her boşalma… hepsi zihnime kazınmıştı.
Sabah kahvaltısında bile o geceyi konuştuk. O, türbanını tekrar takmış, ama saçlarının bir kısmı dışarıda bırakmıştı. Masada otururken ayağımı uzattım, bacağını okşadım. O da gülümsedi, sandalyesini yaklaştırdı. Elini masanın altından uzattı, pantolonumun fermuarını indirdi, sikimi dışarı çıkardı. Yavaşça sıvazlamaya başladı. Ben de elimi etek altına soktum, külotunu kenara çektim, parmaklarımı amına soktum. Kahvaltı eder gibi görünüp aslında birbirimizi parmaklıyorduk. Bir süre sonra dayanamadık, mutfak tezgâhına çıktık. O eğildi, ben arkasından girdim. Bu sefer daha aceleci, daha hayvanî. Tezgâh sallanıyor, bardaklar tıkırdıyordu. Birkaç dakikada boşaldık. Menim yine içine aktı, sonra yavaşça aktı dışarı.
O gün öğlene kadar evden çıkmadık. Her odada, her köşede birbirimize dokunduk. Kanepede, yerde, duvarda, hatta merdivenlerde. Her seferinde o türbanı ya çıkarıyor ya da yarı açık bırakıyordu. Saçları serbest kaldığında daha vahşi, daha iştahlı oluyordu. Ben de her seferinde “Şile Türbanlı Escort” diye fısıldıyor, o da “Türbanlı Şile Escort seni bekliyor” diye karşılık veriyordu. Bu kelimeler ağzımızdan döküldükçe daha da azıyorduk.
Akşama doğru yorgun düşmüştük ama hâlâ doymamıştık. Son bir tur için yatağa uzandık. Bu sefer yüz yüze, bacaklar birbirine dolanmış, yavaş ve uzun. Göz göze bakarak, nefes nefese. Her vuruşta “daha… daha…” diye fısıldıyorduk. Son boşalmamız en şiddetlisiydi. İkimiz de titreyerek, inleyerek, tırnaklarımızı birbirimizin tenine geçirerek geldik. Sonra kucaklaşarak yattık. Ter kokusu, seks kokusu, ten kokusu… her şey birbirine karışmıştı.
Gece yarısı ayrıldım. Kapıda öpüştük, uzun ve ıslak. “Yine gel,” dedi. Ben de “Yakında,” diye yanıtladım. Arabaya binerken hâlâ onun tadı dilimdeydi, kokusu burnumdaydı. Şile’nin yollarında ilerlerken aklımdan o gece geçiyordu: Şile Türbanlı Escort’un türbanını çıkardığı an, amının sıcaklığı, inlemeleri, boşalırken kasılması… hepsi. Ve o kelimeler: Türbanlı Şile Escort. Defalarca tekrar etmiştik, defalarca yaşamıştık.
Ertesi gün mesaj attım. Cevabı hemen geldi: “Hâlâ içimde hissediyorum seni. Yine gel, bu sefer bütün gece kal.” Kalbim hızlandı. Birkaç gün sonra yine aynı adrese gittim. Bu sefer daha hazırlıklıydım. Kapıyı açtığında yine o türban, yine o gülümseme. Ama bu sefer elinde bir şişe şarap vardı. “İçelim önce…” dedi. İçtik. Sonra yine soyunduk. Bu sefer daha yavaş başladık ama daha uzun sürdük. Her pozisyonu denedik. O üstümde, ben üstünde, yan yana, diz çökerek, ayakta… her yerde. Saatlerce. Ara sıra mola verip öpüştük, konuştuk, sonra tekrar başladık. Sabaha kadar sürdü.
Üçüncü buluşmamızda daha da cesur olduk. O, beni bağladı. Ellerimi yatak başlığına bağladı, gözlerimi kapattı. Sonra dilini her yerime gezdirdi. Göğüslerimden karnıma, oradan sikime. Uzun uzun emdi, yaladı, sonra üzerine oturdu. Gözlerim kapalıyken sadece hissettim: sıcaklığını, darlığını, hareketlerini. Boşaldığımda bağları çözdü, sonra sırayı bana verdi. Ben de onu bağladım. Gözlerini kapattım, her yerini öptüm, ısırdım, yaladım. Amını saatlerce dilimle işledim, ta ki o defalarca boşalana kadar. Sonra sikimi soktum, yavaş yavaş, derin derin. Her inlemesi, her kasılması… unutulmazdı.
Haftalar geçti. Her buluşmamız bir öncekinden daha yoğun oldu. Bazen sadece seviştik, bazen konuştuk, güldük, şarap içtik. Ama her seferinde o iki kelime ağzımızdan düşmedi: Şile Türbanlı Escort ve Türbanlı Şile Escort. Sanki bir büyüdü, bir çağrıydı. Her duyduğumda vücudum ateş kesiliyordu. O da aynı şekilde. Bir gece, en yoğun orgazmlarımızdan birinin ortasında, o fısıldadı: “Beni sadece bu isimle çağır… Şile Türbanlı Escort… Türbanlı Şile Escort…” Ben de öyle yaptım. Her vuruşta, her boşalmada tekrar ettim. O da inleyerek karşılık verdi.
Şimdi aradan aylar geçti. Hâlâ buluşuyoruz. Hâlâ aynı ev, aynı türban, aynı ateş. Ama her seferinde yeni bir şey keşfediyoruz. Bazen yavaş, bazen vahşi. Bazen romantik, bazen sadece bedensel. Ama her zaman açık, her zaman doyumsuz. O gece, ilk gece… hâlâ aklımda. Kapıyı açtığı an, türbanı çözdüğü an, ilk girdiğim an… hepsi. Ve o kelimeler. Şile Türbanlı Escort. Türbanlı Şile Escort. Sonsuza kadar dilimde, tenimde, aklımda.
Bir daha gittiğimde yine aynı şey olacak. Kapı açılacak, o gülümseyecek, türbanı yavaşça çözülecek. Ellerim saçlarına gidecek, dudaklarımız birleşecek. Sonra her şey başlayacak. Yavaş yavaş, sonra hızlanarak. Her pozisyon, her inleme, her boşalma. Ve yine o isimler. Defalarca. Ta ki ikimiz de tükenene kadar. Sonra kucaklaşacağız, ter içinde, nefes nefese. Ve yine “bir daha” diyeceğiz. Çünkü bu hiç bitmeyecek. Şile’nin o evinde, o yatağında, o vücudunda… Şile Türbanlı Escort ile Türbanlı Şile Escort ile geçen her an, gerçek, canlı, ateşli ve unutulmaz.