Kemerdere Escort
PLATİN ÜYELER
VIP ÜYELER
GOLD ÜYELER
Kemerdere Escort
Gece vardiyasından çıkıp arabaya bindiğimde saat neredeyse gece yarısını gösteriyordu, yorgunluğuma rağmen aklımda tek bir şey vardı:
Kemerdere Escort bulmak ve
Escort Kemerdere ile o geceyi bitirmek. Telefonda kayıtlı numarayı aradım, sesi uykulu ama netti, adresi verdi, Kemerdere’de deniz kenarına yakın küçük bir sitenin ikinci katıydı. Yolda giderken camı indirdim, gece rüzgârı yüzüme çarptı, yarakım çoktan hafifçe sertleşmişti. Kapıyı çaldığımda açan kadın kısa boylu, dolgun kalçalı, koyu kahverengi saçlarını dağınık bırakmış biriydi; üzerinde sadece ince bir tişört vardı, altı boş. İçeri adım attığım an tişörtü omzundan kaydı, memeleri ortaya çıktı, uçları çoktan dikleşmişti. Kemerdere Escort’un o yarı uykulu bakışı ve çıplak teni beni coşturmaya yetti.
Kapıyı kapatır kapatmaz
Escort Kemerdere bana sarıldı, elini pantolonumun üzerine koydu, yarakımı sıktı. “Bu kadar sert mi geldin?” diye fısıldadı, sesi boğuktu. Tişörtü tamamen çıkardı, amı tıraşlı ve çoktan ıslaktı. Pantolonumu indirdim, yarakım dışarı fırladı. Diz çöküp dilini yarakımın başına gezdirdi, sonra ağzını açıp yavaşça yuttu. Boğazına kadar indirdi, tükürük aktı, gözleri yukarı bakıyordu. Saçlarını tuttum, yavaşça ileri geri hareket ettirdim. Bir süre emdikten sonra ayağa kalktı, beni tutup yatağa doğru çekti. Yatağa uzandım, o üstüme çıktı. Yarakımı tutup amının arasına sürttü, ıslaklık her yere yayıldı. Sonra yavaşça indi. Sıcak ve dar duvarlar yarakımı sardığında ikimiz de inledik. Tamamen oturduğunda kalçalarını yavaşça salladı, memelerini yüzüme doğru uzattı. İkisini de emdim, uçlarını dilimle çevirdim, hafifçe ısırdım. O zıplamaya başladı, her inişte yarakım dibine kadar giriyor, amı şapırdıyordu. Ellerim kalçalarında, tempo tutuyordum. Bir ara öne eğildi, dudağımı emdi, “Daha hızlı,” diye fısıldadı. Kalçalarımı yukarı savurdum, her vuruşta memeleri sallanıyordu. Birkaç dakika içinde bacakları gerildi, amı kasılarak yarakımı sıktı ve boğuk bir iniltiyle boşaldı. Suları taşağıma aktı, yarakımın dibinde birikti.
Onu ters çevirdim, diz çöktürdüm. Arkadan girdim. Kalçalarını avuçladım, parmak izlerim kaldı. Bu pozisyonda daha derine iniyordum, her vuruşta amı yarakımı emiyor gibiydi. Elle klitorisini ovdum, o geriye doğru itiyordu. İnlemeleri yükseldi, “Sik beni sert,” diye tekrarladı. Tempo arttı, yatak gıcırdadı, tenlerimiz şapırdadı. Birkaç dakika sonra ikinci kez boşaldı, amı ritmik olarak kasıldı. Ben de dayanamadım ama henüz boşalmak istemiyordum, çektim. Yarakım parlaktı, onun sularıyla kaplıydı.
Ona dönmesini söyledim. Dizlerinin üzerine çöktü, ağzını açtı. Yarakımı dudaklarının arasına aldım. Sıcak dili etrafımda dolaştı, sonra boğazına kadar indirdi. Öğürme sesi geldi ama bırakmadı. Saçlarını tuttum, yavaşça hareket ettirdim. Tükürüğü çenesinden boynuna akıyordu. Bir süre daha emdirdikten sonra onu sırtüstü yatırdım. Bacaklarını omuzlarıma aldım, amına yeniden girdim. Bu sefer dik açı, her vuruşta derin. Elleri çarşafları kavradı, başı savruldu. “İçime boşal,” diye yalvardı. Tempo delicesine arttı. Ter akıyordu, nefesler kesikti. Son birkaç sert vuruşta yarakım zonkladı, boşaldım. Sıcak döllerimi amının içine akıttım, her kasılmada daha fazla. O da aynı anda titreyerek geldi, amı beni sıktı.
Bir süre üstünde kaldım, yarakım hâlâ içindeyken. Sonra yavaşça çıktım, döllerim sızdı. Yanına uzandım. Elleri göğsümde gezindi, sonra yarakıma gitti. Hâlâ yarı sertti. “Bir daha,” dedi. Gülümsedim. Parmaklarımla amını okşadım, döllerle karışmış ıslaklığı hissettim. Onu üstüme çıkardım. Bacaklarını açarak yarakımı tuttu ve üzerine oturdu. Yavaş yavaş indi, tamamen oturduğunda ikimiz de inledik. Kalçalarını sallamaya başladı. Memeleri yüzüme sallanıyordu, emdim. O öne eğildi, ellerini göğsüme koydu ve daha hızlı zıpladı. Her inişte yarakım dibine kadar giriyordu. Bu pozisyonda kontrol onda gibi görünüyordu ama ben kalçalarımı yukarı savurarak tempo tutuyordum. Ter damlaları göğüslerinden süzülüyordu. Bir ara onu öne doğru eğdim, kalçalarını avuçlayıp alttan sikmeye devam ettim. İnlemeleri odada yankılanıyordu. “Sik, sik,” diye tekrarlıyordu. Dayanamadım, onu sırtüstü yatırdım, bacaklarını geniş açtım ve misyoner pozisyonunda yeniden başladım. Göz göze. Her vuruşta dudaklarını öpüyordum. Amı o kadar ıslaktı ki şapırtılar net duyuluyordu. Üçüncü boşalması geldiğinde tırnakları sırtımı çizdi, ben de aynı anda ikinci kez boşaldım, yine içine.
Biraz dinlendik. Su içtik. Ama bedenlerimiz hâlâ ateşliydi. O ayağa kalktı, banyoya gitti. Ben peşinden. Duşun altına girdik. Sıcak su tenlerimize değerken onu duvara yasladım. Öptüm, memelerini sıktım, sonra diz çöküp amını yeniden yaladım. Sular akarken diliyle klitorisini okşadım, parmaklarımı soktum. O da eğilip yarakımı ağzına aldı, suda kayganlaşmış halde emdi. Sonra ayağa kalktı, bana arkasını döndü, ellerini duvara koydu. Arkadan girdim. Duşun içinde, suyun sesi arasında tenlerimizin şapırtısı karıştı. Kalçalarını sıkıca tuttum, sert sert siktim. Bir elimi öne uzatıp klitorisini ovdum. O inliyor, geriye doğru itiyordu. Bu sefer daha uzun sürdü. Yarakım sertliğini koruyordu, amı ise hâlâ sıcacık ve dar. Bir ara onu çevirdim, kucağıma aldım. Bacaklarını belime doladı, ayakta sikmeye başladım. Ağırlığını taşıyordum, her yukarı kaldırmada yarakım dibine kadar giriyordu. Memeleri yüzüme sürtünüyordu, emdim. Sonunda yine boşaldık, bu sefer döllerim bacaklarından aşağı aktı, suyla karıştı.
Duştan çıktık, havlulara sardık ama havlular çok durmadı. Yatak odasına döndük. O yatağa yüzüstü uzandı, kalçalarını hafifçe kaldırdı. Ben arkasından yaklaştım. Amını ve göt deliğini okşadım. Parmaklarımı amına soktum, ıslaklığı götüne doğru yaydım. Yavaşça bir parmağımı göt deliğine soktum. O inledi ama itmedi. “Devam et,” dedi. İkinci parmağı da ekledim, yavaş yavaş genişlettim. Sonra yarakımın başını göt deliğine dayadım. Yavaşça ittim. Daracık ve sıcak bir halka yarakımı sardığında ikimiz de nefesimizi tuttu. Santim santim ilerledim. Tamamen girdiğimde durdum. O nefes alıp veriyordu. Sonra yavaş hareketlere başladım. Götünü sikmek ayrı bir zevkti; daha sıkı, daha yoğun. Ellerimle kalçalarını ayırdım, her girişte biraz daha derin. Tempo arttıkça inlemeleri değişti, daha boğuk, daha derin. Bir elimi öne uzatıp amını parmakladım. İki deliği birden doldurmak onu titretti. Birkaç dakika sonra dördüncü kez boşaldı, götü yarakımı sıkıca kavradı. Ben de dayanamayıp üçüncü kez boşaldım, döllerimi götünün içine boşalttım.
Çıktığımda döller göt deliğinden sızdı. Yanına uzandım, onu kucakladım. Terli tenlerimiz birbirine yapışmıştı. Bir süre öyle kaldık, parmaklarım saçlarında geziyordu. Ama o daha bitmemişti. Elini yarakıma götürdü, yavaşça okşadı. “Bir tur daha,” diye fısıldadı. Gözlerime baktı, gülümsedi. Yarakım yeniden sertleşmeye başladı. Onu sırtüstü yatırdım, bacaklarını omuzlarıma aldım. Bu sefer yavaş ve derin. Her girişte gözlerinin içine bakıyordum. Amı hâlâ ıslaktı, döllerimle karışmış halde. Yavaş yavaş tempo tuttum, sonra hızlandım. Memelerini emdim, boynunu ısırdım. O da tırnaklarını kalçalarıma geçirdi, beni daha derine çekti. “İçimde boşal yine,” dedi. Emrine uyduğumda yarakım zonkladı, dördüncü kez boşaldım. Bu sefer daha az ama yine de sıcak ve bol. O da aynı anda titredi, amı kasılarak son damlaları da aldı.
Artık ikimiz de yorgun düşmüştük. Yan yana uzandık, nefeslerimiz yavaş yavaş düzene girdi. Parmaklarım hâlâ teninde geziyordu; memelerinin yumuşaklığı, kalçalarının kıvrımı, amının ıslaklığı... Her detayı ezberliyordum. Bir ara kalktı, mutfaktan su getirdi. İçtik. Sonra tekrar yatağa döndü, başını göğsüme koydu. Elleri yarakımda tembel tembel dolaşıyordu. “Bu gece kalabilirsin,” dedi. Kabul ettim. Gece boyunca ara ara uyanıp birbirimize sarıldık. Bir keresinde uykum arasında onu sikmeye başladım; yarı uykulu, yavaş hareketlerle. O da inledi, bacaklarını açtı. Sabaha karşı son bir kez daha yaptık. Bu sefer kaşık pozisyonunda, arkadan. Yavaş, uzun, derin. Güneş doğarken boşaldık, sonra uykuya daldık.
Öğlene doğru uyandık. O kahvaltı hazırladı, ben de duş aldım. Yarakım hâlâ hafif sızlıyordu, amı ve götü de öyle olmalıydı. Kahvaltı sonrası onu mutfak tezgâhına oturttum, bacaklarını açtım ve son bir kez amını yaladım. Tatlı tatlı inledi, parmaklarını saçlarıma geçirdi. Sonra yarakımı çıkarıp tezgâhta, ayakta siktim. Kısa ama yoğun oldu. Boşaldığımda döllerim yine içine aktı. Öpüştük, elbiselerini giydi, ben de giyindim. Kapıda vedalaşırken bana numarasını tekrar etti. “İstersen yine ara,” dedi. Gülümsedim, öptüm ve çıktım.
Arabaya binerken bedenimde hâlâ onun kokusu, tadı, sıcaklığı vardı. Kemerdere’nin sessiz sokaklarından geçerken aklımda sadece az önce yaşadıklarım dönüyordu: o ıslak am, o dar göt, o sıcak ağız, o inlemeler, o boşalmalar... Her detay netti. Yolda giderken yarakım yeniden hafif sertleşti, hatıralar taze olduğu için. Eve vardığımda hemen duşa girmedim; tenimde kalan izleri, kokuyu bir süre daha taşımak istedim. Aynanın karşısına geçtim, sırtımdaki tırnak izlerine baktım, gülümsedim. Bu deneyim, aradığım her şeyi fazlasıyla vermişti. Bedenim yorgun ama tatmin olmuştu. Aklımda hâlâ o anlar canlanıyordu: ilk giriş, ilk boşalma, duştaki ayakta sikiş, götünü ilk siktiğim an, gece boyunca süren o bitmek bilmeyen istek... Her biri ayrı bir film gibi gözümün önünden geçiyordu.
Ertesi gün işe giderken bile aklım oradaydı. Toplantı sırasında bile zihnim kaçıyor, dün geceki pozisyonları hatırlıyordum. Öğle arasında telefonu elime alıp mesaj attım. Cevap yine hızlı geldi. Akşam için yeniden randevu aldık. Bu sefer daha uzun süre kalacaktım. Aklımda yeni fikirler vardı: bağlamak, oyuncak kullanmak, daha uzun süre götünü sikmek, onu orgazm üstüne orgazm ettirmek... Hepsi planlanmış gibiydi. İş bitiminde direkt oraya gittim. Kapıyı açtığında yine aynı gülümseme, aynı davetkâr bakış. Bu sefer siyah dantel bir takım giymişti. İçeri girer girmez takımı indirdim, memelerini avuçladım, öptüm. Yarakım hemen sertleşti. Onu duvara yasladım, diz çöküp amını yaladım. Çoktan ıslanmıştı. Sonra ayağa kalktım, kucağıma aldım, ayakta girdim. Dün geceki gibi, ama bu sefer daha açgözlü. Her vuruşta duvar sarsılıyordu. Boşalana kadar durmadım. Sonra yatağa geçtik. Bu sefer ellerini başucundaki demirlere bağladım. Gözleri parladı. Bacaklarını geniş açtım, yavaş yavaş sikmeye başladım. Bağlıyken daha çok inliyordu, çaresiz ama istekli. Klitorisini ovdum, amını parmakladım, yarakımı boğazına kadar indirdim. Her deliğini doldurdum. Saatlerce sürdü. Birkaç kez boşaldı, ben de. Döllerim her yerine bulaşmıştı: amına, götüne, memelerine, yüzüne, saçlarına... Sonunda bağları çözdüm, onu kucakladım. Ter içinde, nefes nefese, ama gülümseyerek. “Yarın da gel,” dedi. Kabul ettim.
O geceden sonra Kemerdere’deki o daire adeta ikinci evim oldu. Her gidişimde yeni bir şey deniyorduk. Bir keresinde onu mutfak masasına yatırıp siktim, bir keresinde balkonun camına yaslayıp, perdeler yarı açıkken. Bir keresinde sadece dilimle saatlerce oynadım, boşalmasına izin vermeden, sonra bir anda serbest bırakıp şiddetli orgazm ettirdim. Bir keresinde yarakımı saatlerce amında tuttum, yavaş yavaş hareketlerle, ta ki ikimiz de titreyene kadar. Her seferinde bedenimiz birbirine daha çok alışıyor, ama istek hiç bitmiyordu. O am hâlâ aynı darlıkta, aynı sıcaklıkta; o göt hâlâ aynı sıkılıkta; o ağız hâlâ aynı ustalıkta. Her ziyarette yeni izler bırakıyordum: tırnak, diş, el izi... O da bana aynı şekilde karşılık veriyordu. Sırtım çizik içinde kalıyordu, boynumda morluklar oluyordu. İş yerinde yakayı açmak zorunda kalıyordum ama umurumda değildi.
Bir akşam özellikle uzun kaldık. Gece yarısından sonra hâlâ sikişiyorduk. Bu sefer onu yüzüstü yatırıp hem amını hem götünü sırayla siktim. Bir süre am, bir süre göt, sonra tekrar am. Her değişimde inlemeleri farklılaşıyordu. Sonunda ikisine birden döllerimi boşalttım. Sonra yanına uzandım, parmaklarımla dölleri amından ve götünden dışarı çıkardım, dilimle temizledim. O da benim yarakımı ağzına alıp son damlalara kadar emdi. Sabaha karşı uyuduk. Uyandığımızda yine birbirimize sarıldık, yine sertleştik, yine yaptık. Artık sayıyı unutmuştum. Sadece hisler vardı: sıcaklık, ıslaklık, sıkılık, inleme, boşalma... Hepsi birbirine karışmıştı.
Günler haftalara, haftalar bir aya yaklaştı. Hâlâ aynı tutkuyla gidiyordum. Her seferinde kapıyı açışında kalbim hızlanıyor, yarakım tepki veriyordu. O da aynı şekilde beni bekliyor gibiydi. Bir keresinde “Seninle daha önce hiç bu kadar sık ve bu kadar yoğun olmamıştı,” dedi. Ben de aynı şeyi hissediyordum. Bedenlerimiz birbirine göre ayarlanmış gibiydi. Her pozisyon uyuyordu, her tempo tutuyordu. Bazen sadece sarılarak yatıyor, yavaş yavaş okşuyor, sonra bir anda sertleşip birbirimize saldırıyorduk. Bazen saatlerce ön sevişme yapıyor, dil ve parmaklarla oynuyor, sonra asıl eyleme geçiyorduk. Her seferinde yeni bir detay keşfediyordum: amının sağ dudakının biraz daha şiş olması, göt deliğinin belli bir açıda daha kolay açılması, memelerinin uçlarının emildiğinde nasıl sertleştiği, boşalırken parmaklarının nasıl kasıldığı... Hepsi aklıma kazınıyordu.
Bir gece özellikle unutulmaz oldu. Yağmur yağıyordu. Pencereden dışarıdaki ışıklar görünüyordu. Onu camın önüne götürdüm, ellerini cama koydurdum, arkadan girdim. Yağmurun sesi, tenlerimizin sesi, inlemeler... Hepsi birbirine karıştı. Yavaş başladık, sonra hızlandık. Bir elimi boynuna götürüp hafifçe sıktım, o da daha çok ıslandı. “Daha sert,” dedi. Sertleştirdim. Cam buğulanmıştı, parmak izleri kalmıştı. Boşaldığımızda ikimiz de titriyorduk. Sonra yere, halının üzerine indirdik. O üstüme çıktı, yarakımı tutup amına indirdi. Yağmur devam ederken o zıpladı, ben kalçalarımı kaldırdım. Memeleri sallanıyor, saçları yüzüne yapışıyordu. Bir ara eğilip dudağımı ısırdı. “İçime boşal,” diye fısıldadı. Boşaldım. O da aynı anda geldi, amı yarakımı sıkarak son damlaları da aldı. Sonra yere yığıldık, yağmurun sesini dinleyerek. Parmaklarımız hâlâ birbirinin teninde geziyordu.
O geceden sonra her şey daha da yoğunlaştı. Artık sadece sikişmiyorduk; birbirimizin bedenini ezberliyorduk. Nerede daha çok zevk aldığını, hangi harekette daha çok ıslandığını, hangi sözcükle daha çok inlediğini biliyordum. O da benim için aynı şeyi yapıyordu. Bazen hiç konuşmadan, sadece bakışlarla anlaşıyorduk. Bazen saatlerce sadece öpüşüyor, okşuyor, sonra bir anda yarakımı amına indirdiğimde ikimiz de aynı anda inliyorduk. Bir keresinde onu bağlayıp gözlerini kapattım, sadece dilim ve parmaklarımla oynadım. Saatlerce. Boşalmasına izin vermeden, her seferinde eşiğe getirip geri çektim. Sonunda serbest bıraktığımda o kadar şiddetli boşaldı ki, bacakları kontrolsüz titredi, amından sular aktı, inlemesi neredeyse çığlığa döndü. Sonra yarakımı içine soktuğumda hâlâ kasılıyordu. O gece rekor kırdık; kaç kez geldiğini sayamadık.
Zamanla rutinimiz oluştu ama hiç sıradanlaşmadı. Her gidişimde yeni bir sürpriz oluyordu. Bir gün kapıyı açtığında tamamen çıplak ve yağlanmış halde duruyordu. Tenine sürülmüş yağ parlıyordu. Ellerim kayıyordu, yarakım kayıyordu. O gece her yer kaygandı; am, göt, memeler, sırt... Yağlı tenler birbirine sürtünürken sesler farklı çıkıyordu. Bir başka gün ise küçük bir vibratörle geldi. Onu amına yerleştirip yarakımı götüne soktum. İki delik birden doluyken inlemeleri odanın duvarlarını titretti. Vibratörü açık tuttum, yarakımla tempo tuttum. Boşaldığında her iki deliği de kasılarak sıktı. Ben de dayanamayıp içine boşaldım. Sonra vibratörü çıkarıp yarakımı amına aldım, hâlâ titreşen kaslar yarakımı masaj yapar gibi sardı.
Her detay, her an, her boşalma bir öncekinden daha yoğun geliyordu. Bedenim ona, o da bana alışmıştı ama istek bitmiyordu. Aksine artıyordu. Bazen işten çıkar çıkmaz oraya gidiyor, bazen gece yarısı mesaj atıp “Şimdi gel” diyordum. Her seferinde kapı açılıyor, o gülümseme karşıma çıkıyor, sonra her şey yeniden başlıyordu: öpüşme, soyunma, yalama, sokma, sikme, boşalma... Döngü hiç kırılmıyordu. Ve her seferinde, yarakım onun amına veya götüne girerken, aynı cümleyi içimden geçiriyordum: bu, aradığım her şeydi. Bu yoğunluk, bu açıklık, bu doyumsuzluk... Hepsi oradaydı. Ve bitmesini istemiyordum.