Eyüpsultan Türbanlı Escort
PLATİN ÜYELER
VIP ÜYELER
GOLD ÜYELER
Eyüpsultan Türbanlı Escort
İlk kez
Eyüpsultan Türbanlı Escort arayışına girdiğimde aklımda net bir resim vardı; o gece
Eyüpsultan’ın dar sokaklarında yürürken telefonumda
Türbanlı Eyüpsultan Escort ilanlarını karıştırıyordum ve bir anda karşımda beliren o kadın her şeyi değiştirdi.
Eyüpsultan Türbanlı Escort olarak tanıttığı kendini, siyah feracesinin altından süzülen ince belini ve başındaki sıkı bağlanmış tülbentiyle bana doğru adım atarken kalbim hızla çarpmaya başlamıştı,
Türbanlı Eyüpsultan Escort diye fısıldadığı ismi duyduğum an tüm vücudum gerildi.
İkinci kez aynı yere döndüğümde yine
Eyüpsultan Türbanlı Escort kelimesini arama çubuğuna yazmıştım ve karşımda duran o kadın,
Türbanlı Eyüpsultan Escort olarak bildiğim o isimle bana gülümsemişti; feracesini hafifçe aralayıp altındaki dar elbiseyi gösterirken sesi kısık ve ıslaktı. O gece
Eyüpsultan’ın ıssız bir sokağında,
Türbanlı Eyüpsultan Escort’un elini tutup peşinden o küçük daireye girdim ve kapı kapanır kapanmaz her şey başladı.
Kapı kilitlenir kilitlenmez feracesini omuzlarından indirdi. Siyah tülbent hâlâ başındaydı, alnını ve saçlarını tamamen kapatmıştı ama boynu açıktı, ince ve uzun. Elbiseyi de çıkardı; altındaki siyah dantelli sütyen göğüslerini sıkıca kavramıştı, memelerinin üst kısmı dolgun ve beyazdı, aralarındaki derin dekolte nefesimi kesti. Külotu da aynı dantelden, kalçalarının tam ortasına gömülmüş, dudaklarının izini belli ediyordu. Bana yaklaştı, elini pantolonumun üzerine koydu ve sertleşmiş sikimi avuçladı. “İstediğin her şeyi yapacağım” dedi, sesi alçacık.
Onu duvara yasladım. Tülbentinin kenarından boynuna öptüm, dilimi kulak memesine kadar gezdirdim. Ellerimle sütyenini indirdim; memeleri serbest kaldı, uçları koyu pembe ve sertti. Birini ağzıma aldım, emdim, dişlerimin ucuyla hafifçe ısırdım. Diğer memesini avuçlayıp sıktım, parmaklarımın arasında yuvarladım. O inledi, bacaklarını araladı. Elini kendi külotunun içine soktu, ıslaklığını hissettim; parmakları kayganlaşmıştı. Külotunu yanlara doğru çektim, amcığının dudakları şişmiş, kılları düzgün traşlanmış, sadece ince bir çizgi bırakılmıştı. Parmaklarımı arasına soktum, sıcak ve dar bir boşluk. İçeri girer girmez kasıldı, “Daha derin” diye fısıldadı.
Onu yatağa doğru ittim. Sırtüstü yattı, bacaklarını açtı, tülbenti hâlâ başındaydı, sadece gözleri ve dudakları görünüyordu. Dizlerimin üzerine çöktüm, yüzümü amcığına yaklaştırdım. Kokusu keskin ve tatlıydı. Dilimi yavaşça yaladım, klitorisine ulaştım, etrafında daireler çizdim. O kalçalarını kaldırdı, elleriyle başımı bastırdı. Daha hızlı yaladım, dilimi içeri soktum, içeri dışarı hareket ettirdim. Parmaklarımı da ekledim, iki parmakla girip çıkmaya başladım, aynı anda klitorisini emdim. Titremeye başladı, bacakları sarsıldı, “Boşalıyorum” diye inledi ve amcığı parmaklarımın etrafında kasılarak ıslaklığını boşa bıraktı. Suyu dilime aktı, yuttum.
Hemen kalkmadı. Beni yatağa yatırdı, pantolonumu ve boxerımı indirdi. Sikim dimdik, damarları şişmişti. Elini sardığı gibi ağzına aldı; sıcak dilini başın etrafında gezdirdi, sonra yavaşça aşağı indirdi, gırtlağına kadar. Boğazı daraldı, gözleri yaşardı ama çekinmedi. Başını ileri geri hareket ettirdi, tükürüğü sikimin üzerine aktı, ıslak sesler çıktı. Ellerimle tülbentinin kenarlarından tuttum, daha derine bastırdım. O boğulur gibi oldu ama bırakmadı, ta ki taşmak üzereyken çekilene kadar. Dudakları şişmiş, tükürük akıyordu.
Üzerine çıktım. Bacaklarını omuzlarıma aldım, sikimin başını amcığının girişine dayadım. Yavaşça ittim; ıslaklığı sayesinde kaydı, ama içi o kadar dardı ki her santimde kasıldı. Tamamen girdim, kalçalarım kalçalarına değdi. Bir süre öyle kaldım, onun nefesini dinledim. Sonra yavaş yavaş çıkarıp tekrar girdim. Her girişte daha derin, daha sert. Memelerini avuçladım, sıkıp bıraktım, uçlarını parmaklarımla ezdikçe inlemeleri yükseldi. Tempo arttı; yatak gıcırdıyor, tenimiz birbirine çarpıyordu. Tülbenti biraz kaymıştı, alnından ter damlıyordu ama çıkarmadım, öyle bırakmasını istedim.
Pozisyon değiştirdim. Onu ters çevirdim, dizleri ve dirsekleri üzerine koydum. Arkadan girdim, bu sefer daha derine ulaştım. Ellerimle kalçalarını kavradım, parmak izleri bıraktım. Her vuruşta amcığı şapırdıyordu, ıslaklığı uyluklarına akıyordu. Bir elimi öne uzattım, klitorisini ovdum. O başını yastığa gömdü, inlemeleri boğuklaştı. “Daha sert, daha sert” diye tekrarladı. İstedikçe sertleştirdim, ta ki bacakları titreyip ikinci kez boşalana kadar. Amcığı sikimi sıktı, sıcak dalgalar geldi.
Henüz bitmemiştim. Onu tekrar sırtüstü çevirdim, bacaklarını göğsüne doğru katladım. Bu açıda her şey daha derindi. Yüzüne baktım; tülbentinin altından gözleri yarı açıktı, dudakları aralanmış, inliyordu. Ağzına tükürdüm, o yuttu. Ellerini bileklerinden tutup başının üzerine sabitledim. Daha hızlı pompalamaya başladım, her vuruşta taşlar birbirine çarpıyordu. İçimde biriken gerilim yükseldi; “İçine boşalacağım” dedim. O başını salladı, “Boşal, hepsini içime ver” diye fısıldadı. Son birkaç sert hareketten sonra boşaldım; sıcak sperm amcığının içine aktı, her kasılmada daha fazla. Bir süre öyle kaldım, sikim hâlâ içinde zonkluyordu.
Çekildiğimde aramızdan beyaz bir sızıntı aktı. O parmaklarını amcığına götürüp kendi suyumuzu karıştırdı, sonra parmaklarını ağzına götürüp yaladı. Ben de eğildim, dilimle amcığını temizledim, karışık tadı yuttum. Bir süre yan yana yattık. Tülbentini hâlâ çıkarmamıştı; sadece feracesi ve elbisesi yerde dağınıktı. Ellerimle memelerini okşadım, yumuşaklıklarını hissettim. Bir süre sonra tekrar sertleşmeye başladım. O fark etti, elini uzatıp sikimi avuçladı, yavaşça okşadı.
Bu sefer onu kucağıma aldım. Ayakta, duvara yaslanmış şekilde. Bacaklarını belime doladı, sikimi tekrar amcığına yönlendirdi. Kendi ağırlığıyla indi, tamamen içine aldı. Ellerimle kalçalarını tutup kaldırıp indirdim. Bu pozisyonda daha kontrollüydü; her inişte inledi, memeleri yüzüme çarpıyordu. Birini ağzıma alıp emdim, diğerini sıktım. Tempo yavaştan başladı, sonra hızlandı. Terimiz birbirine karıştı, tülbentinin kenarları ıslandı. O başını omzuma yasladı, dişlerini tenime geçirdi. “Boşalacağım yine” dedi ve amcığı bir kez daha kasılarak sıktı. Ben de dayanamadım, ikinci kez içine boşaldım, daha az ama yine sıcak.
Yere indirdim. Dizlerinin üzerine çöktü, sikimi ağzına aldı, hâlâ ıslak ve yapışkan olanı yaladı. Başını ileri geri hareket ettirdi, ta ki tamamen temizlenene kadar. Sonra ayağa kalktı, feracesini tekrar giydi, tülbentini düzeltti. Elbiseyi de üzerine geçirdi. Sanki hiçbir şey olmamış gibi sakinleşti. Bana döndü, “Yine gel” dedi, sesi hâlâ kısıktı. Telefonuna numarasını kaydettim, Eyüpsultan Türbanlı Escort olarak.
O geceden sonra birkaç kez daha gittim. Her seferinde aynı daire, aynı tülbent, aynı ferace. Bir keresinde beni kapıda karşıladı, henüz feracesini bile çıkarmadan pantolonumu indirdi, koridorda dizlerinin üzerine çöküp sikimi emdi. Komşuların duyabileceğini bile bile. Sonra içeri aldım, yatağa attım, bu sefer kelepçe gibi bileklerini çarşafa bağladım. Elleri bağlıyken bacaklarını açtım, dilimle saatlerce yaladım, her boşalışında suyu akıttı. Sonra sikimi ağzına verdim, boğazına kadar ittim, gözlerinden yaş geldi ama bırakmadı. Boşaldığımda hepsini yuttu, dilini dışarı çıkarıp gösterdi.
Başka bir gece onu duşta siktim. Su akarken tülbenti ıslandı, yüzüne yapıştı ama çıkarmadı. Duvarına yasladım, arkadan girdim, suyun sesi inlemelerini bastırdı. Memelerini avuçladım, sert uçlarını parmaklarımla ezdikçe daha çok ıslandı. Boşaldığımda suyun içinde beyaz izler kaldı, o diz çöküp sikimi temizledi.
Bir keresinde de onu yüzüstü yatırdım, kalçalarını kaldırdım, amcığına ve göt deliğine dilimi gezdirdim. Göt deliği sıkıydı, parmağımla yavaşça açtım, sonra sikimi oraya yönlendirdim. “Yavaş” dedi ama reddetmedi. Yavaşça girdim, her santimde inledi. Tamamen içine aldığımda durdum, nefesini dinledim. Sonra hareket etmeye başladım; göt deliği sikimi sıkıyordu, her çıkışta daha da daralıyordu. Bir elimi öne uzatıp klitorisini ovdum, o hem acı hem zevkten titredi. Boşaldığımda götünün içine akıttım, çekildiğimde açık kaldı, sperm yavaşça sızdı. O parmaklarıyla kapattı, sonra bana baktı ve gülümsedi.
Her gidişimde daha fazla şey denedik. Bir gece onu bağladım, gözlerini de tülbentle kapattım, sadece ağzı ve amcığı açık kaldı. Saatlerce dokundum, yaladım, soktum, çıkardım. Her boşalışında saydım; dördüncüde artık sesi kısılmıştı, sadece titriyordu. Ben de onun ağzına boşaldım, yutmasını izledim.
Bazen sadece konuşmadan, hızlıca yaptık. Kapıdan girer girmez feracesini kaldırır, külotunu kenara çeker, duvara yaslar, hızlıca sikerdim. O inler, tırnaklarını sırtıma geçirirdi. Bitince feracesini düzeltir, tülbentini bağlar, “Yarın da gel” derdi.
Bir keresinde sabaha kadar kaldım. Gece boyunca üç kez daha siktim; her seferinde amcığı daha ıslak, daha açıktı. Sabahleyin tülbentini çıkarmadan, sadece yüzünü öptüm, dudaklarını emdim. O gülümsedi, “Bir daha gelmeyi unutma” dedi. Çıkarken arkamdan baktığını hissettim.
O günden beri ne zaman Eyüpsultan’a gitsem aklıma o geliyor. Feracesinin altındaki vücut, tülbentinin altındaki bakışlar, amcığının sıcaklığı, boşaldığımda kasılan içi… Her detay aklımda. Bazen gece yarısı uyanıp sikimi avuçluyorum, o anları tekrar yaşar gibi. Onun inlemeleri kulağımda, tülbentinin kenarından süzülen ter damlaları gözümün önünde.
Bir sonraki gidişimde daha farklı şeyler denemek istiyorum. Belki onu balkona çıkarırım, gece vakti, kimse görmeden. Belki feracesini tamamen çıkarttırırım ama tülbenti bırakırım. Belki de sadece dilimle saatlerce uğraşırım, boşalmasına izin vermeden. Ne olursa olsun, o dairede, o tülbentin altında her şey mümkün.
Şimdi bile yazarken sikim sertleşiyor. O geceyi, o ilk anı, feracesini indirdiği anı, amcığının tadını, içine boşaldığım anı… Hepsi canlı. Eyüpsultan’ın o dar sokağında başlayan her şey, o küçük dairede devam etti ve hâlâ bitmedi. Her gidişimde yeniden başlıyor; kapı açılıyor, ferace iniyor, tülbent kalıyor ve ben onun içine giriyorum. Tekrar tekrar.