Bakırköy Türbanlı Escort

PLATİN ÜYELER

VIP ÜYELER

GOLD ÜYELER


Bakırköy Türbanlı Escort

Bakırköy Türbanlı Escort arayışım o gece beni mahallenin arka sokaklarındaki sessiz bir apartmana götürmüştü. Kapıyı açtığında karşımda duran kadın, siyah türbanıyla ve daracık etekleriyle tam da hayal ettiğim gibiydi; Türbanlı Escort Bakırköy diye aratırken aklımda canlandırdığım her detay onda vücut bulmuştu. Gözlerimiz buluştuğunda gülümsedi, eliyle beni içeriye davet etti ve kapıyı arkamdan kapattı. Hemen soyunmaya başlamadı, önce çay ikram etti, dizlerinin üzerine oturup bacaklarını araladı, türbanının altından sarkan saç tellerini düzeltti. Ben de koltuğa oturdum, kalbim hızla çarpıyordu çünkü Bakırköy Türbanlı Escort dedikleri şeyin gerçekte ne kadar ateşli olabileceğini o an anlıyordum.

İkinci kez kapıyı çaldığımda yine aynı kadın açtı, bu sefer daha cesurdu. Türbanlı Escort Bakırköy aramalarımın sonucunda bulduğum bu kadın, beni içeri çeker çekmez dudaklarını boynuma yapıştırdı. Bakırköy Türbanlı Escort olarak tanıdığım o vücut, incecik bluzunun altında sertleşmiş meme uçlarıyla beliriyordu. Ellerim beline gittiğinde etek kısa kısa yukarı kaydı, altına hiçbir şey giymediğini fark ettim. Parmaklarım ıslak amına değdiğinde inledi, “Daha yeni başlıyoruz” dedi ve beni yatağa doğru itti. O gece boyunca her şeyi açık açık yaşadık, hiçbir şeyi gizlemedik.

Yatağa uzandığında türbanını çıkarmadı, sadece biraz gevşetti. Siyah kumaş başının üzerinde dururken dudaklarım memelerine yapıştı. Yuvarlak, dolgun göğüslerini avuçlarımın içine aldım, dilimle meme uçlarını yaladım, emdim, dişlerimle hafifçe ısırdım. O da ellerini saçlarıma geçirdi, başımı daha fazla bastırdı. Bacaklarını açtı, amının ıslaklığı bacaklarının içine kadar akıyordu. Parmaklarımı yavaşça içine soktum, önce bir, sonra iki. Sıcak ve dar bir delikti, her girip çıkışımda kalçalarını kaldırıyordu. “Daha hızlı” diye fısıldadı, ben de ritmi arttırdım. Parmaklarım ıslak etlerin arasında kayarken başparmağımla klitorisini ovdum. İnlemeleri yükseldikçe türbanının kenarları terle ıslandı, alnındaki damarlar belirdi.

Sonra dizlerimin üzerine çöktüm, yüzümü amına gömdüm. Dilimle yaladım, dudaklarımla emdim, dil ucumu deliğinin içine soktum. Tadı tuzlu ve tatlıydı, ıslaklığı yüzümü kapladı. Ellerimle kalçalarını kavradım, daha fazla bastırdım. Bacakları titredi, “Aah… orası… orası” diye inledi. Parmaklarımı yeniden soktum, bu sefer üç parmak birden. Amı gerildi, sıcak etler parmaklarımı sıktı. Dilimle klitorisini yalarken parmaklarımı içeri dışarı hareket ettirdim. Birden kasıldı, bacakları omuzlarıma kilitlendi, sular fışkırdı. Yüzümü ıslattı, ben de yalamaya devam ettim, her damlasını yuttum.

Kendine gelince beni sırtüstü yatırdı. Türbanı hâlâ başındaydı, sadece biraz kaymıştı. Elleriyle kemerimi çözdü, pantolonumu indirdi. Sertleşmiş sikimi avuçladı, yavaş yavaş sıvazladı. Başını eğdi, dudaklarını baş kısmına değdirdi. Dilini yavaşça gezdirdi, sonra ağzını açıp yutmaya başladı. Sıcak, ıslak ağız sikimi sardıkça inledim. Derinlere kadar aldı, boğazına kadar indirdi, gözleri yaşardı ama çıkarmadı. Tükürüğü sikimin üzerinden aktı, elleriyle taşaklarımı okşadı. Başını yukarı aşağı hareket ettirirken türbanı sallanıyordu, siyah kumaş yüzünün etrafında dans ediyordu. Boğazını daha fazla açtı, sikimin tamamını yuttu, burnu kasığıma değdi. Birkaç saniye öyle tuttu, sonra yavaşça çıkardı, tükürük iplikleri dudaklarından sarkıyordu.

“Şimdi içime al” dedi ve üzerine çıktı. Amını sikimin ucuna yerleştirdi, yavaş yavaş indirdi. Sıcak etler sikimi sardıkça ikimiz de inledik. Tamamen oturduğunda bir süre kımıldamadı, sadece kalçalarını hafifçe oynattı. Sonra ritmi arttırdı, yukarı aşağı zıplamaya başladı. Göğüsleri sallanıyordu, türbanı terle yapışmıştı. Ellerimle belini kavradım, onu daha hızlı indirdim. Her inişinde sikim dibine kadar giriyordu, amının ıslak sesleri odayı dolduruyordu. “Daha sert” diye bağırdı, ben de kalçalarımı kaldırıp ona doğru vurmaya başladım. Derin, sert vuruşlarla içini dövüyordum. Meme uçlarını avuçladım, sıktım, çevirdim. O da başını geriye attı, inlemeleri yükseldi.

Bir ara onu ters çevirdim, dizlerinin üzerine çöktürdüm. Arkadan girdim. Kalçaları dolgundu, avuçlarımın içinde eziliyordu. Sikimi yavaşça soktum, sonra hızlandım. Her vuruşta kalçaları sarsılıyordu, amı ıslak ıslak şapırdıyordu. Bir elimi uzatıp klitorisini ovdum, diğer elimi türbanının altından saçlarına geçirdim. Hafifçe çektim, başını geriye doğru eydim. “Evet… böyle… daha sert” diye inledi. Vuruşlarımı hızlandırdım, derinliklere kadar girdim. Taşaklarım amına çarpıyordu, her darbede ıslak sesler çıkıyordu. Birden kasıldı, amı sikimi sıktı, sular aktı. Ben de hızımı kestirmedim, o boşalırken içini dövmeye devam ettim.

Sonra onu sırtüstü yatırdım, bacaklarını omuzlarıma aldım. Bu pozisyonda daha derine giriyordum. Sikim her seferinde rahmine kadar ulaşıyordu. Gözleri kapanmıştı, ağzı açık inliyordu. Ellerimle memelerini sıktım, meme uçlarını parmaklarım arasında ezdim. “İçime boşal” diye yalvardı. Ritmi arttırdım, son vuruşlarımı yaptım. Sıcak dölüm fışkırdı, amının içini doldurdu. Hâlâ içimdeyken kasıldım, her damlasını içine akıttım. O da yeniden boşaldı, bacakları titredi, tırnakları sırtıma battı.

Bir süre öyle kaldık. Sikim yavaş yavaş yumuşarken amının içinde kaldı. Sonra çıkardım, dölüm amından aktı, bacaklarının arasına yayıldı. Parmaklarımı soktum, dölümü karıştırdım, sonra parmaklarımı onun ağzına götürdüm. Yaladı, emdi, her damlasını yuttu. “Daha istiyorum” dedi. Sikim yeniden sertleşmeye başlamıştı. Elleriyle sıvazladı, ağzına aldı, tükürüğüyle ıslattı. Sonra yeniden üzerine çıktı, bu sefer ters oturdu. Amını sikime geçirdi, kalçalarını oynattı. Arkadan bakıyordum, ıslak amı sikimi yutuyordu, anüsü de hafifçe açılıp kapanıyordu. Parmaklarımı anüsüne götürdüm, yavaşça soktum. O inledi, ritmini hızlandırdı. İki deliği birden doldururken zevkten titriyordu.

Sonra onu yatağın kenarına çektim. Ayakta, bacaklarını açtırdım. Sikimi yeniden amına soktum, sert sert vurmaya başladım. Her darbede göğüsleri sallanıyor, türbanı başından neredeyse düşüyordu. Ellerimle belini kavradım, kendime doğru çektim. Derin, hızlı, acımasız vuruşlar. Amı şişmişti, kırmızıydı, her girişte ıslak sesler çıkıyordu. “Boşalacağım… yine…” diye bağırdı. Kasılmaları başladığında ben de hızımı arttırdım. İkimiz birden boşaldık. Dölüm yeniden içine aktı, bu sefer daha fazla. Bacakları titredi, yere yığılacak gibi oldu, ben de onu tuttum.

Yatağa geri döndük. Bu sefer o beni yaladı. Dilini sikimin üzerine gezdirirken taşaklarımı emdi, dilini anüsüme doğru uzattı. Islak dil her yeri yalıyordu. Sonra yeniden amını sikime geçirdi, yavaş yavaş zıpladı. Göğüslerini yüzüme doğru eğdi, meme uçlarını ağzıma verdi. Emdim, ısırdım, dilimle gezdirdim. O da kalçalarını oynatmaya devam etti. Bir ara durdu, sikimi amından çıkardı, anüsüne yerleştirdi. Yavaşça indirdi. Dar, sıcak bir delikti. Tamamen oturduğunda ikimiz de inledik. Yavaş yavaş hareket etmeye başladı. Anüsü sikimi sıkıyordu, her iniş çıkışta daha fazla açılıyordu. Ellerimle kalçalarını sıktım, onu daha hızlı indirdim. “Acıtıyor ama… güzel” diye fısıldadı. Ritmi arttırdım, derinliklere kadar girdim. Bir süre sonra o da zevke kapıldı, kendi kendine zıplamaya başladı. Anüsü gevşemişti, sikim rahatça girip çıkıyordu. Klitorisini ovdum, o da inlemeye başladı. Sonunda ikimiz birden boşaldık. Dölüm anüsünün içine aktı, o da amından sular fışkırttı.

Gece boyunca durmadık. Her pozisyonu denedik. Onu duvara yasladım, bacaklarını kaldırdım, ayakta siktim. Yere yatırdım, üzerine çöktüm, derin derin vurdum. O beni yaladı, emdi, tükürüğüyle ıslattı. Parmaklarını amına soktu, klitorisini ovdu, kendi kendini parmakladı. Ben de izledim, sikimi sıvazladım, sonra yeniden içine girdim. Türbanı hiç çıkarmadık. Siyah kumaş terle ıslandı, yüzüne yapıştı, ama o öyle kalmasını istedi. “Böyle daha zevkli” dedi. Her boşalışımızda dölüm amına, anüsüne, göğüslerine, yüzüne aktı. O da her seferinde yaladı, yuttu, parmaklarıyla karıştırdı.

Sabaha karşı yorgun düştük. Hâlâ çıplaktık, türbanı başındaydı. Ellerimle vücudunu okşadım, meme uçlarını hafifçe sıktım, amını okşadım. O da sikimi avuçladı, yavaş yavaş sıvazladı. Yeniden sertleşti. Bu sefer daha yavaş, daha derin yaptık. Üzerine çıktım, bacaklarını açtım, sikimi yavaşça soktum. Her girip çıkışta göz göze geldik. İnlemelerimiz alçak sesliydi. Ritmi yavaş tuttum, her vuruşta dibine kadar indim. Ellerimle saçlarını okşadım, türbanının altından. Dudaklarımı dudaklarına yapıştırdım, dilimizi birleştirdik. O da bacaklarını belime doladı, beni daha fazla bastırdı. Yavaş yavaş hızlandık. Amı yeniden ıslandı, şapırdama sesleri geldi. “İçime… son kez” dedi. Son vuruşlarımı yaptım, dölümü derinlere boşalttım. O da kasıldı, tırnakları sırtıma battı, inledi.

Sonra yan yana uzandık. Terimiz birbirine karışmıştı. Parmaklarım hâlâ amındaydı, yavaş yavaş okşuyordum. O da sikimi tutuyordu, yumuşak hareketlerle. Konuşmadık uzun süre. Sadece nefeslerimizi dinledik. Sonra o doğruldu, türbanını düzeltti, bana baktı. “Bir daha gel” dedi. Ben de başımı salladım. O gece Bakırköy’de yaşadığım her saniye aklımda kaldı. Vücudunun her detayı, inlemeleri, ıslaklığı, sıcaklığı… Her şeyi açık açık yaşadık, hiçbir şeyi atlamadık.

Sabah olup da ayrılırken kapıda bir kez daha öpüştük. Elleri pantolonumun içine girdi, sikimi son bir kez sıvazladı. “Akşam yine gel” dedi. Ben de çıktım, sokağa indim. Bacaklarım hâlâ titriyordu, amının kokusu parmaklarımda kalmıştı. O günden sonra her fırsatta aynı adrese gittim. Her seferinde daha vahşi, daha uzun, daha ıslak oldu. Türbanı hiç çıkarmadık, sadece gevşettik. Bazen sadece yaladık birbirimizi saatlerce. Bazen sadece parmakladık. Bazen de saatlerce siktim, her deliğini doldurdum. Her seferinde dölüm içinde kaldı, o da yaladı, yuttu. Bazen arkadaşlarını da çağırdı, üçümüz olduk. Onlar da türbanlıydı. Birlikte yaladılar, emdiler, amlarını sikime sürdüler. Ben de hepsini sırayla siktim, hepsinin içine boşaldım. Ama en çok onu sevdim. O ilk geceki kadın… Bakırköy’ün o sessiz sokağındaki apartmanda, türbanıyla, ıslak amıyla, inlemeleriyle…

Haftalar geçti, her buluşmamız daha uzun sürdü. Bir seferinde bütün gece boyunca durmadan yaptık. Sabahın ilk ışıklarına kadar. Amı şişmişti, anüsü sızlıyordu, ama o hâlâ istiyordu. Dizlerinin üzerine çöktü, “Bir daha sok” dedi. Soktum. Yavaş yavaş, derine. O inledi, “Daha… daha” dedi. Vurdum. Sert. Hızlı. Islak sesler odayı doldurdu. Boşaldım. İçine. O da boşaldı. Sular aktı. Sonra yan yana yattık. Ellerim hâlâ vücudundaydı. Memelerini okşadım, amını okşadım. O da sikimi tuttu. Yeniden sertleşti. Gülümseyerek baktı. “Bitmiyor” dedi. Ben de gülümsedim. Yeniden başladık. Bu sefer daha yavaş. Daha uzun. Her hareketi hissettik. Her inlemeyi. Her damlayı. Sabah olup da ayrılırken bacaklarım titriyordu. Amının kokusu hâlâ üzerimdeydi. Türbanı düzeltip kapıyı açtı. “Yarın yine gel” dedi. Ben de gittim. Ama aklım orada kaldı. O vücut, o ıslaklık, o inlemeler… Her gece aynı şekilde devam etti. Her seferinde daha fazla istedik. Daha derine. Daha sert. Daha ıslak. Hiçbir şeyi saklamadık. Her şeyi açık açık yaptık. Parmaklar, dil, sik… Her delik. Her damla. Her inleme. O apartmanda, o yatağın üzerinde, türbanıyla… Bitmeyen bir gece gibiydi. Ve her seferinde yeniden başladı. 

Bir akşam yine gittim. Kapıyı açtığında sadece türbanı ve bir jartiyer vardı üzerinde. Amı tıraşlıydı, parlıyordu. Hemen dizlerimin üzerine çöktüm. Dilimi sürdüm. Yaladım. Emdim. Parmaklarımı soktum. O inledi, bacaklarını daha fazla açtı. “Daha içeri” dedi. Soktum. Üç parmak. Dört. Amı gerildi. Sular aktı. Yüzümü kapladı. Ben de yalamaya devam ettim. Sonra ayağa kalktı, beni yatağa itti. Üzerine çıktı. Amını sikime geçirdi. Zıpladı. Hızlı. Sert. Göğüsleri sallanıyordu. Türbanı terle yapışmıştı. Ellerimle kalçalarını kavradım. Daha hızlı indirdim. Her inişte sikim dibine kadar girdi. Amı şapırdıyordu. “Boşalacağım” diye bağırdı. Kasıldı. Sular fışkırdı. Ben de boşaldım. İçine. Bolca. Sonra çıkardı, dölümü yaladı. Parmaklarıyla amından çıkardı, ağzına götürdü. Yuttu. Gülümseyerek baktı. “Daha var mı?” dedi. Sikim hâlâ sertti. Yeniden üzerine çıktı. Bu sefer anüsüne. Yavaşça indirdi. Dar. Sıcak. Tamamen oturdu. Hareket etmeye başladı. Yavaş. Sonra hızlı. Anüsü sikimi sıkıyordu. Parmaklarımla klitorisini ovdum. O inledi. Daha hızlı zıpladı. Sonunda ikimiz birden boşaldık. Dölüm anüsüne aktı. O da amından sular akıttı. Yan yana yattık. Ter içinde. Yorgun. Ama mutlu. Ellerim hâlâ vücudundaydı. Okşadım. Memelerini. Amını. Anüsünü. O da sikimi tuttu. Yavaş yavaş. Yeniden sertleşti. Gülümseyerek “Bir daha” dedi. Ve yeniden başladık. Bu sefer daha uzun. Daha yavaş. Her saniyeyi uzattık. Her dokunuşu. Her yalamayı. Her vuruşu. Gece boyunca devam ettik. Sabah olduğunda hâlâ istiyorduk. Ama yorgunduk. Yan yana uzandık. Türbanı başındaydı. Gözleri kapanmıştı. Ben de baktım. O vücuda. O ıslaklığa. O geceye. Ve biliyordum ki yarın yine gelecektim. Aynı apartmana. Aynı yatağa. Aynı kadına. Türbanıyla. Islak amıyla. İnlemeleriyle. Her şeyiyle. Açık açık. Hiçbir şeyi atlamadan. 

O günden sonra hayatım değişti. Her akşam aynı yola saptım. Aynı kapıyı çaldım. Her seferinde o karşıladı. Bazen sadece türbanı vardı. Bazen jartiyer. Bazen hiçbir şey. Amı her zaman ıslaktı. Her zaman hazır. Ben de her zaman sert. Her buluşmada yeni şeyler denedik. Bir seferinde ellerini bağladım. Gözlerini bağladım. Türbanı başındaydı ama gözleri kapalıydı. Sikimi ağzına soktum. Boğazına kadar. O emdi. Yuttu. Tükürükler aktı. Sonra amına girdim. Sert. Hızlı. O inledi ama sesini kısmadı. Boşaldım. İçine. Sonra anüsüne. Yavaşça. O kasıldı. Ama kabul etti. Derine kadar. Vurdum. Boşaldım. Yeniden. Sonra çözdüm. O da bana sarıldı. Öptü. “Bir daha bağla” dedi. Bağladım. Bu sefer daha uzun. Daha sert. Her deliğini kullandım. Her damlasını içine akıttım. O da her seferinde boşaldı. Sular fışkırttı. Yüzümü ıslattı. Ben de yaladım. Yuttum. 

Başka bir gece üçümüz olduk. Arkadaşı da geldi. O da türbanlıydı. İkisi birden yaladılar. Sikimi emdiler. Sırayla. Sonra amlarını açtılar. Ben de sırayla siktim. Birinin amındayken diğerinin amını yaladım. Parmakladım. Sonra yer değiştirdik. İkisinin de içine boşaldım. İkisinin de anüsüne girdim. İkisi de inledi. İkisi de sular fışkırttı. Sonra yan yana yattılar. Ben de ikisini birden yaladım. Dillerimle. Parmaklarımla. Saatlerce. Bitmedi. Sabah olduğunda hâlâ istiyorlardı. Ben de verdim. Her delik. Her damla. Her inleme. Açık açık. Hiçbir şeyi saklamadan. 

Ve her gece aynı şekilde devam etti. Bakırköy’ün o sokağında. O apartmanda. O yatağın üzerinde. Türbanıyla. Islaklığıyla. İnlemeleriyle. Ben ve o. Saatlerce. Günlerce. Haftalarca. Her şeyi yaşadık. Her pozisyonu. Her fanteziyi. Her damlayı. Ve hâlâ bitmedi. Hâlâ istiyoruz. Hâlâ aynı kapıyı çalıyorum. Hâlâ aynı kadın açıyor. Hâlâ aynı şekilde soyunuyoruz. Hâlâ aynı şekilde birbirimizi yiyoruz. Hâlâ aynı şekilde sikişiyoruz. Açık açık. Her şeyiyle. Hiçbir detayı atlamadan. O gece başlayan şey, bitmeyen bir ateşe dönüştü. Ve ben her seferinde yeniden yanıyorum. Onunla. Türbanıyla. Amıyla. Anüsüyle. İnlemeleriyle. Her şeyiyle. 

Şimdi bile yazarken aklım orada. O ıslak amda. O sıcak delikte. O inlemelerde. Ellerim sanki hâlâ onun vücudunda. Sikim hâlâ onun içinde. Dilim hâlâ onun amında. Ve biliyorum ki bu gece yine gideceğim. Yine çalacağım. Yine açacak. Yine soyunacağız. Yine sikişeceğiz. Saatlerce. Bitene kadar. Ya da bitmeyene kadar. Çünkü o hiç bitmiyor. O apartmanda. O yatağın üzerinde. Türbanıyla. Islaklığıyla.